Bolşeviklere karşı sol ayaklanmalar

Sosyalist Devrimci Parti'nin seçim afişi

Bolşeviklere karşı sol ayaklanmalar, Ekim Devrimini izleyen dönemde Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği henüz resmen kurulmamışken SRlar, Sol SRlar, Menşevikler ve anarşistlerce iktidardaki Bolşeviklere yönelik planlanan ve yürütülen bir dizi ayaklanma eylemidir. Bu ayaklanmaların bazıları sürmekte olan Rus İç Savaşında Bolşevik iktidarına karşı oluşturulan Beyaz Orduyu desteklerken bazıları bağımsız hareketlerdir. Bu ayaklanmalar 1918 yılında başlayacak ve 1922 yılına kadar sürecektir. Bu ayaklanmalar sonucunda o döneme kadar diğer sol grupları da iktidara dahil etmek isteyen Bolşevikler bu çabaları bir kenara bırakarak ayaklanmaları askeri kuvvetle bastırma yoluna gitmiştir. Bazı çevreler tarafından gündeme getirilen sol ve devrimci partilerin koalisyon olarak iktidarı gerçekleşmeyecek Bolşevikler tek başlarına iktidarlarını sürdüreceklerdir.

Arka plan

1917 Şubat Devriminin ardından başa geçen Geçici Hükümet tarafından Rus Çarlığı tarafından sürdürülen I. Dünya Savaşına devam kararı alınınca bu karar Menşevikler ve SRlar tarafından desteklenir. Bolşevikler savaşı emperyalist bir paylaşım savaşı olarak tanımladıkları için kendi hükümetlerinin yenilmesi için devrimci bozgunculuk siyasetini öne sürüyorlardı. Menşevikler ve SRlar içinde savaşa karşı çıkan hizipler de bulunuyordu.

1917 yılında Temmuz Günleri olarak bilinen olaylarda Menşevik ve SRlar Bolşeviklerin bastırılmasından yanaydılar.

Bolşevikler Ekim Devrimi ile Kasım 1917’de iktidarı ele geçirirler. En önemli Rus kentlerindeki Sovyet organlarındaki seçimlerde birinci parti olurlar ve silahlı ayaklanma ile iktidarı konsolide ederler. Bolşeviklerin toplumun büyük kısmı tarafından desteklenmesinin ardında özellikle Geçici Hükümetin I. Dünya Savaşına verdiği desteğin sona erme ihtiyacı ve sosyal devrim beklentisidir. Belki de halkın bu isteği en güzel şekilde “Barış, toprak ve ekmek” Bolşevik sloganında cisimleşir.

SR bölünmesi

Bolşevikler iktidarı aldıktan sonra SR’lardan ayrılmış olan sol SR’ları ve Menşeviklerden ayrılmış olan Martov’un önderliğindeki Enternasyonalistleri hükümete davet eder. Menşevikler ve sağ SR’lar ise görüşmeleri terk ederler. Bolşevikler, ilk başta SR’lar tarafından ortaya atılan toprak reformu programını uygulamaya koydukları için bu partinin sol SR’lar lehine bölünmesini sağlayarak kendi saflarına çekerler. Sol SR’lara dört halk komiserliği mevkisi verilecek ve Çeka’da önemli kademelere bu grup üyeleri atanacaktır. Bu gelişmelere rağmen özellikle sol SR’larla Bolşevikler arasında savaşa dair görüş ayrılıkları bulunmaktaydı.

İlk siyasi parti yasağı

Ekim Devrimini izleyen ilk dönemde yasaklanan tek siyasi parti Karayüzler olarak bilinen Rus Halkları Birliği Partisi olur. Bu parti özellikle azınlıklara karşı yaptığı pogrom katliamlarıyla tanınırdı.

SR ve Menşeviklerin Kaledin’i desteklemeleri

Çarlık Ordusu komutanlarından General Aleksey Kaledin, komuta ettiği Don Kazaklarıyla beraber derhal ayaklanma başlatır.[1] Bu ayaklanma ile Rus İç Savaşı ve Beyaz Ordu hareketi başlamış olacaktır. Beyazlara destek olarak 14 farklı ülke gerek askeri yardım gerek bizzat askeri birlik gönderecektir. İç savaş on milyondan fazla insanın ölmesine, ülkenin harap olmasına yol açacaktır. Bu dönemdeki isyanlar Bolşevikler tarafından kararlılıkla ve sertçe bastırılacaktır. Aynı anda birçok cephede savaşan Bolşevikler ölüm kalım mücadelesi verdikleri bir dönemde muhalif hareketlere de düşmanın elini kuvvetlendirmesi açısından bakacak ve müsaade etmeyecektir. Kaledin Kadetler, SR’lar ve bazı Menşeviklerce desteklenir. Bolşevikler Kadetleri halkın düşmanı bir siyasi parti olarak niteleyerek kapatıp liderlerini karşı devrimci ilan ederler[2]. Bolşevikler bu aşamada SR’larla ve Menşeviklerle hala görüşmelerini sürdürmektedirler ve bu partiler yasa dışı ilan edilmemiştir.

Anarşistlerin durumu

Anarşistler de SR’lar gibi bölünmüştür. Bazıları Bolşevikleri desteklerken hükümette bazı görevleri üstlenenler bile vardır[3]. Bazıları tarafsız kalmayı tercih ederken bazıları da Bolşeviklere karşı direnişe geçecektir.

Kurucu Meclisin kapatılması

Kurucu Meclis, Geçici Hükümete karşı Bolşeviklerin sürekli olarak dile getirdikleri bir talep olagelmiştir. Geçici hükümet ise bu talebi reddedemediği için sürekli olarak ertelemekteydi. Ekim Devriminden sonra gerçekleştirilen Kurucu Meclis seçimleri dönemin kimi aksaklıklarının yanı sıra özellikle SR’lar için bazı aksaklıklar barındırıyordu. Herkese açık olan seçimlerde SR eski parti listesi oylanmakta ve SR – Sol SR ayrımı yansıtılmamıştı. Sovyet karşıtı sağ SR’lar seçimlerde çoğunluğu kazanarak birinci parti olsalar da SR taraftarlarının çoğu sol-SR tarafındaydı ve Sovyet hükümetini destekliyordu[4]. Ayrıca Bolşevikler seçimlerde ikinci en çok oyu almışlardı. Bolşeviklerin lideri Lenin konuyu değerlendirdiği makalelerinde yayılmakta olan iç savaş ortamında demokrasinin mümkün olmadığını vurguluyordu. Buradan hareketle seçilen Kurucu Meclis’in Sovyet hükümetinin otoritesini tanımasını, aksi durumda konunun devrimci bir şekilde çözüleceğini yazıyordu[5].

4 Ocak 1918 tarihinde Tüm Rusya Merkezi Yürütme Komitesi (VtsIK)[6] “Tüm iktidar Kurucu Meclise” sloganının “Kahrolsun Sovyet iktidarı” ile aynı anlama geldiğini ileri sürerek bu söylemin karşı devrimci olduğuna karar vermiştir[7]. Kurucu Meclis 18 Ocak 1918 günü toplanacaktır. Sağ SR Viktor Chernov Meclis başkanı seçilecek ve Bolşevikler tarafından desteklenen sol-SR başkan adayı Maria Spiridonova’yı geride bırakacaktır. Meclisin çoğunluğunu oluşturan SR vekiller Sovyet hükümetini tanımayı reddederler. Ekim Devrimi sürecinin de reddedilmesi anlamına gelen bu tavırdan sonra Bolşevik ve sol-SR vekiller meclisi protesto ederek terkederler. Bundan sonra artık Bolşevikler için Kurucu Meclis’in bir anlamı kalmayacak ve hemen o gün silahlı askerler tarafından dağıtılacaktır[8]. Bu dönemde halk arasında Bolşeviklere destek üst seviyede olduğu için Kurucu Meclis’in kapatılması küçük çaplı bir protesto dışında yankı yapmayacaktır[9].

Kurucu Meclis ayaklanması

7 Mayıs 1918 günü Moskova’da toplanan SR partisi sekizinci parti konseyi Kurucu Meclis’in toplanması amacıyla Bolşeviklere karşı ayaklanma kararı aldı. Ayaklanma hazırlıkları yapılırken I. Dünya Savaşı sırasında Çarlık Ordusu içerisinde oluşturulan ve sonrasında Rus İç Savaşı sırasında Rusya topraklarında önemli bir silahlı kuvvet olarak öne çıkan Çekoslovak Lejyonu Sibirya, Ural ve Volga bölgesindeki Bolşevik yönetimini yıkmış ve Beyazlar burada yönetime hakim olmuştu. Bu gelişmelerden sonra SR faaliyetlerinin merkezi de bu bölgeler olacaktır. 8 Haziran 1918’de Samara’da Kurucu Meclis’in beş üyesi Tüm Rusya Kurucu Meclis Üyeleri Komitesi (Komuch) organını kurdular. Yapılan açıklamada ülkedeki yeni iktidarın bu kurum olduğu ilan edilerek açıkça Bolşevik iktidarına meydan okunuyordu. Sibirya’da ise SR – Menşevik Geçici Hükümeti 29 Haziran 1918 günü Vladivostok’daki ayaklanmayla iktidara geçer.

Sol SRların fikir ayrılıkları

Sol SR’lar ise Almanya İmparatorluğu ile imzalanan Brest Litovsk ateşkes antlaşmasıyla büyük miktarda toprak bırakılmasına karşı çıkmıştı. 3 Mart 1918 günü imzalanan antlaşmanın ardından sol SR’lar hükümetten çekilmiştir.

Menşevik ve sol SRların Sovyetlerden atılması

4 Temmuz 1918 tarihinde toplanan 5. Tüm Rusya Sovyetler Kongresinde toplam 1132 delegeden Bolşevikler 745 sol SR’lar ise 352 delegeye sahipti. Sol SR’lar burada, Bolşevik iktidarına muhalif olan siyasi partilerin kovuşturmaya uğraması, Brest Litovsk antlaşmasını ve idam cezası konularını gündeme getirdi. Bolşevikler bundan az önce 14 Haziran tarihinde karşı devrimci kuvvetlerle işbirliği içerisinde oldukları için sağ SR’ları ve Menşevikleri sovyet organlarından uzaklaştırmıştı. Sol SR’lar ise tüm sosyalist partilerin bir arada koalisyon olarak iktidarda olmasını savunuyordu. Ayrıca resmi idam cezalarına da karşı olan parti, Brest Litovsk antlaşmasına da Troçki tarafından önerilen üçüncü yol olan hem barış antlaşması imzalamayıp hem de Alman birliklerine saldırmayıp olası Alman devrimini bekleme önerisine de karşıydılar[10].

Sol SR ayaklanması

Sovyet Kongresinde azınlıkta kalan sol SR’lar Best Litovsk Antlaşmasını sabote ederek Rusya ile Almanya’nın yeniden savaşmasını istemekteydi. Bu amaçla Çeka içindeki üst düzey yetkililerini kullanarak Moskova’daki Alman Elçisi Kont Wilhelm von Mirbach’ı 6 Temmuz 1918 günü suikast sonucu öldürüldü. Sol SR liderliği suikast sonucu halktaki genel kanının savaş yandaşlığı yönünde olacağını öngörseler de gelişmeler bu yönde olmaz[11] Sol SR’lar eylemlerine karşı kamuoyunda oluşan tepkilerden sonra amaçlarının sadece Almanya ile yapılan barışa karşı bir ayaklanma olduğunu ve Bolşeviklere veya Sovyet iktidarına karşı olmadıklarını öne süreceklerdi[12].

Sol SR ayaklanmasındaki esas kuvvet sol SR olan ve Çeka mensubu Dmitry Ivanovich Popov önderliğindeki yaklaşık 1800 kişiydi. Kremlin bombalanmış ve telefon, telgraf hatları ele geçirilmişti. Ayaklanmaları boyunca ayakta kaldıkları iki gün boyunca sol SR Merkez komitesi adına çok sayıda manifesto, bildiri ve telgraf yollayarak sol SR’ların iktidarı aldığını ve halkın bu ayaklanmayı desteklediğini bildirdiler. Birleşimde olan 5. Sovyetler Kongresi hükümete talimat vererek ayaklanmanın derhal bastırılmasını talep etmiştir. Kongredeki az sayıdaki sol SR üye ise tutuklanır.

Sol SR’lar Petrograd, Vologda, Arzamas, Murom, Yaroslavl gibi şehirlerde de ayaklanacaktır. Sol SR Merkez Komitesi imzalı bir telgraf Doğu Cephesindeki sol SR komutanlardan M. A. Muravyov’a gönderilince birlikleriyle harekete geçen komutan Simbirsk’i ele geçirecek ve Moskova’ya doğru yürüyüşe geçse de başarılı olamaz.

SR liderlerinden Boris Savinkov’un Fransız gizli servisi tarafından finanse edildiği ve Alman Elçisi Mirbach’ın öldürülmesini planladığı iddia edilse de buna dair kanıt bulunmamaktadır. Sol SR ayaklanmasının sonucu hükümette önemli bir kanadı oluşturmuş olan ve Bolşeviklerden farklı olarak uzunca bir dönem iktidarda bulunan sol SR’ların bastırılması olacaktır. Bu dönemden sonra Bolşevikler tek başlarına iktidar olacaktır. Bu ayaklanmadan sonra Tambov ve Kronstadt Ayaklanmaları çıkacaktır. Ayrıca Bolşevik politikalarına muhalif olarak İşçi Muhalefeti platformu kurulacaktır.

Amaç ve sloganlar

SR’lar genelde 1917 Şubat Devrimine dönülmesini talep ederlerken, anarşistler Üçüncü Devrim sloganını kullanacaktır.

Baskı

Bolşevikler tarafından iç savaş koşullarında uygulanan savaş komünizmi siyaseti çerçevesinde uygulanan ve tepki çeken buğday zoralımına muhalefet Bolşevikler tarafından Beyaz Ordu'ya destek olarak değerlendirilmiş ve cezalandırılmıştır. Bu yönde özellikle kırsal bölgelerde buğdaylarını saklayan zengin köylülerin (kulak) şiddetli şekilde cezalandırılması Lenin tarafından talep edilmiştir.

Suikastler

Sovyet sanatçı Vladimir Pçelin'in Lenin'in vurulma anını resmeden 1927 tarihli çalışması

30 Ağustos 1918 sabahı SR üyesi Leonid Kanngießer Petrograd Çeka şefi Moisei Uritski’yi ofisinde öldürür. Aynı gün Bolşeviklerin lideri Lenin SR üyesi Fanya Kaplan tarafından vurulur. Ağır yaralanan Lenin iyileşse de tam olarak sağlığına kavuşamayacaktır.Suikast girişimleri sadece bunlarla kalamayacak ve yerel düzeyde çok sayıda Bolşevik lider öldürülecektir. Bu gelişmelerin üzerine 5 Eylül 1918 günü alınan kararla Çeka, Bolşevik iktidarını hedef alan muhalefete karşı Kızıl Terör uygulamasını başlatır.

Menşeviklerin yeniden kabul edilmesi

Kasım 1918’de 6. Tüm Rusya Sovyet Kongresi toplanır. Burada alınan kararla özellikle sosyalist partilere yönelik bir af kararı alınır. Buna göre Çeka tarafındna tutuklanan ve hakkındaki suç ithamına karşı herhangi bir delil bulunmayanlar salıverilecektir. Bu kararla Bolşevikler aslında karşı devrim saflarına geçmemiş muhalif sosyalist partilere zeytin dalı uzatmaktaydı. Karar meyvesini verecek ve bu dönemde toplanan Menşevik Konferansı Sovyet Hükümetine askeri destek kararı verirken Çeka terörünü de eleştirmekten geri atmıyordu. 30 Kasım günü aldığı kararla VtsIK, devrim düşmanlarıyla bir ilişkisi bulunmamış olan tüm Menşeviklerin Sovyetlere yeniden kabul edileceğini bildirir[13].

Kurucu Meclis ve Beyaz Ordu

Bolşevik iktidarını tanımayan ve kendi iktidarını ilan eden Komuch, Çekoslovak Lejyonu’nun askeri desteğine sahip konumdadır ve otoritesi Volga-Kama bölgesinde tartışılmazdır. Ne var ki, Sibirya ve Ural bölgesi Komuch ile her konuda çelişen fikirlere sahip parçalı yapılı etnik, Kazak ağırlıklı, monarşi yanlısı ve yerel askeri güce sahip mahalli idarelerce yönetilmektedir. Farklı istekleri olan ve farklı siyasi görüşleri olan bu parçalı yapı Komuch iktidarını ancak kâğıt üzerinde tanımaktadır ve sorunlu bir birleşim oluşturmaktadır. Komuch Eylül 1918’e kadar faaliyet gösterecek ve en gelişkin olduğu dönemde 90 Kurucu Meclis üyesini kapsayacaktır. Volga’dan Pasifik Okyanusuna kadar tüm Bolşevik karşıtı güçlerin ortak koalisyonu olan Tüm Rusya Yüksek Otoritesi oluşturulunca görevine son verilmese de iktidar elinden alınmış olunur. Bu kurumun amacı Kurucu Meclis’in yeniden toplanması ve çalışır hale gelmesidir.

Başta Komuch’un yerine geçen otoriye SR desteğine sahipken Samara’ya 19 Eylül 1918’de gelen Viktor Chernov her şeyi alt üst eder. Yeni yapının aşırı sağda olduğunu ileri süren Chernov güçlü SR partisinin ise yeterince temsil edilmediğini ve bu sebeple bu yeni kuruma destek verilmemesini SR Merkez Komitesine önerir ve önerisini kabul ettirir[14]. Bunun üzerine oluşan siyasi boşluk iki ya sürecektir.Kasım 1918’de demokratik yaşama geçilmesi amacıyla savaşan Beyaz topraklarında askeri darbe yaşanır. Sibirya’daki SR-Menşevik Geçici Hükümeti devrilerek iktidar ordudaki monarşi yanlılarınca ele geçirilir. 16 Kasım 1918 günü askeri bir denetleme için Omsk’da bulunan Amiral Aleksandr Kolçak kendisine gelerek başa geçmesini isteyen subayları reddeder. Benzer bir ayaklanma Ufa’da yaşandıktan sonra Amiral Kolchak yeni Yüksek Yönetici (Rusçası: Verkhovnyi Pravitel) olarak başa geçer. Tüm Rusya Yüksek Otoritesinde bulunan SR yöneticileri Kazak askerleri tarafından tutuklanır. Kalan kabine üyeleri ise Kolchak’ın diktatörlüğe varan iktidarını onaylarlar. Tutuklanan SR liderleri Sibirya’dan atılınca Avrupa’ya geçerler. Tüm Rusya Yüksek Otoritesinin çöküşünden sonra SR lideri Chernov Bolşeviklere ve Monarşi yanlısı Beyazlara karşı üçüncü bir yol oluşturma çağrısı yapsa da bağımsız bir güç olmayı başaramayacak ve elindeki gücü de eriyerek yok olacaktır. Sağ SR liderleri Kolchak’ın onayıyla Avrupa’ya geçerlerken sol SR’lar da Bolşeviklerle yeniden uzlaşmaya çalışırlar. Kolchak yönetimini eleştiren ve hatta ona karşı silahlı bir ayaklanma girişiminde bulunan Chernov ise 22 Aralık 1918’deki başarısız Omsk ayaklanmasından sonra önce Avrupa sonra ABD’ye kaçacaktır.

SRlardan geri adım

Ocak 1919’da SR merkez Komitesi Bolşeviklerin iki kötünün iyisi (ehven-i şer) olarak değerlendirerek onlara karşı silahlı mücadeleyi bıraktığını açıklar. SR’lar Bolşeviklerle uzlaşma görüşmelerini başlatırlar ve Şubat 1919’da SR silahlı birlikleri Kızılordu’ya dahil olur. VtsIK, 25 Şubat 1919 günü aldığı kararla Bolşeviklere karşı hala silahlı eylemlerde bulunmayan SR üyelerinin yönetim organlarındaki yasal haklarının iade edileceğini açıklar[15].

Yeniden baskılar

İç savaş koşullarında Bolşevik kontrolündeki bölgelerde ve özellikle fabrikaların bulunduğu şehir merkezlerinde işçilerin çalışma koşulları çok kötüydü. İşçi sınıfının haklı taleplerini dile getirerek iktidarı ele geçiren Bolşevikler savaş durumunda yükselen bu muhalif sesleri de bastıracaktır. Bu kapsamda Mart 1919’da Çeka Bolşeviklere verdikleri destekle ünlü Putilov Fabrikasında operasyon yapacak ve greve giden işçileri tutuklayacaktır. Dört bir cephede savaşan Bolşevikler haklı bile olsa herhangi bir muhalefete izin vermeyeceklerdir. Özellikle gıda dağıtımında bütün öncelik cephede savaşan Kızılordu birliklerine verilince çok sayıda işçi bunu protesto etmiştir. İşçilerin dile getirdiği bu istekler karşı devrimci propagandanın yayılması için uygun bir zemin hazırlasa da uzun soluklu olmayacaktır.

SR yeniden bölünür

Bolşevikler SR Merkez Komitesinin Moskova merkezli olarak yeniden işlerlik kazanmasına izin verirler. SR’lar Mart 1919’da parti yayınlarını bile çıkaracaktır[16]. Bolşeviklerin 8. Parti Konferansından sonra SR’lar bu sefer üçe bölünür: Bolşevik yanlıları, Beyaz Ordu yanlıları ve Chernov’un önerdiği üçüncü yol yanlıları[17]. SR Merkez Komitesindeki Bolşevik karşıtları tutuklanacak ve Bolşevik egemenliğindeki bölgelerdeki neredeyse tüm SR üyeleri Bolşeviklerin saflarına geçecektir[18].

Anarşist saldırılar

Ekim Devriminden sonra Bolşeviklere karşı cephe alan anarşistler Çeka’nın kendilerine karşı uyguladığı baskıya karşı özellikle Rostov, Ekaterinoslav ve Briansk’da hapishaneleri basarak tutukluları serbest bırakacak ve Bolşevik karşıtı propaganda yapacaktır. Anarşistler ve onlara bağlı silahlı kuvvetler Bolşeviklerin yanı sıra Beyaz Orduya ve Rus topraklarındaki Alman İmparatorluğu askerlerine de saldırıyordu. Moskova’da ise özellikle yeraltında faaliyet gösteren anarşistler Bolşevik saflarına sızarak tabanı partiye karşı kışkırtmaktaydı. 25 Eylül 1919 günü Komünist Parti Moskova Komitesinin merkezi bomba ile havaya uçurulacaktır[19]. Anarşistlerin bombalama saldırıları artınca Bolşevikler anarşistlere darbe vuracak ve anarşist liderler Kazimir Kovalevich ve Piotr Sobolev öldürülecektir. Liderleri öldürülen anarşistlerin örgütleri de dağıtılmıştır.

İşçi Muhalefeti

Ayaklanma kapsamında değerlendirilmese de Bolşevik iktidarına karşı parti içerisinden yükselen önemli bir muhalif hareket olan İşçi Muhalafeti Aleksandra Kollontay ve Aleksandr Şlyapnikov tarafından kurulur. Bu muhalif duruş, özellikle savaş komünizmi koşullarında işçilerin çalışma şartlarının iyileştirilmesine vurgu yaparak diğer silahlı ayaklanmalarla aynı söylem içinde olsa da hiçbir zaman silahlı direnişe geçmeyecek, barışçıl bir şekilde isteklerini dile getirecek ve Bolşevik iktidarına bağlı kalacaktır. Sovyet iktidarına karşı girişilen silahlı ayaklanmaların bastırılmasından yana olan İşçi Muhalafeti, iç savaş döneminde partinin hizipleri taşıyamayacağının karar altına alındığı ve Mart 1921’de toplanan Rusya Komünist Partisi (Bolşevik) 10.Kongresi kararıyla kapatılacaktır.

Tyumen ayaklanması

Sovyet yönetiminin savaş komünizmi kararları uyarınca buğdaya el koyma politikası Amiral Kolchak denetimindeyken Bolşevikler tarafından alınan Sibirya’daki Tyumen bölgesinde büyük çaplı bir köylü ayaklanmasına yol açar[20]. Kızılordu birlikleri tarafından kontrol altına alınan bölgedeki isyan tamamen ancak 1922 yılında bastırılır.

Menşevikler ve Gürcistan Demokratik Cumhuriyeti

Bolşevik iktidarını tanımayarak bu yönetime karşı ayaklanma kapsamında değerlendirilebilecek en önemli girişim Gürcistan’da meydana gelmiştir. Gürcistan’da iktidarı ele geçiren Menşevikler 1918 yılında Gürcistan Demokratik Cumhuriyetini ilan ederek eski Çarlık Rusyası toprakları içerisinde Bolşevik iktidarına açıkça meydan okurlar. Yeni ilan edilen cumhuriyetin devlet başkanı olarak Noe Zhordania başa gelir. Yeni cumhuriyet Bolşevik iktidarına karşı savaşan Beyaz Ordu komutanları Amiral Kolchak ve Anton İvanoviç Denikin’e yapılan silah yardımlarının topraklarından geçirilmesine izin verecek, Sovyet topraklarına saldıran Alman İmparatorluğu ve İngiltere ile işbirliği içinde olacaktır. Gürcü yönetimi ülkedeki Bolşevikleri cezalandıracak, yerel azınlık olan Oset ve Abhazlara karşı şiddet uygulayacak ve Bolşevik egemenliğindeki Ermenistan’a saldıracaktır. Gürcistan’daki Menşevik iktidarı Bolşeviklerin Rus İç Savaşını kazanarak Kafkaslara ağırlık verinceye kadar ayakta kalacak, Avrupa ülkelerine yapılan askeri yardım çağrılarına cevap alınamayınca Kızılordu tarafından işgal edilecek ve zorla Şubat 1921’de Sovyet yönetimine dahil edilecektir. Lenin’in talimatıyla Gürcü aydınlarına karşı bir yaptırımda bulunmayacak ancak yeni hükümete Menşevikler dahil edilmeyecektir. Önde gelen çok sayıdaki Menşevik lider ise Paris başta olmak üzere Avrupa’ya kaçacaktır[21].

Anarşist ayaklanma

Ukrayna asıllı anarşist lider Nestor Mahno liderliğinde başlayan ve Ukrayna ile Kırım’da özellikle etkili olan anarşist hareket Bolşeviklerle koordineli olarak savaşarak Beyaz Ordu’ların bölgede yenilgisinde önemli ol oyanayacaktır. Ancak anarşist birliklerin Bolşevik komutasına girmesini reddeden Mahno, Moskova’dan bağımsız olacak bir sovyet yönetimi kurma planlarına sahiptir[22]. Genelde Bolşevik siyasetinin çok benzerini savunan Mahno, Çeka eliyle gerçekleştiren tasfiyelere ve Bolşevik liderliğinin merkezi yapısına karşıydı. Anarşist yönetim savunduğu öz yönetim tarzına rağmen oluşturduğu Anarşist Gruplar Konfederasyon Kongresi aracılığıyla egemen olduğu bölgelerde zorla askere alım gerçekleştirmekte, Çeka tarafından yapılan idamları eleştirmesine rağmen benzer idam kararlarını uygulamaktaydı. Hakim olduğu bölgede muhalif tüm siyasi partileri yasaklayan anarşistler Çeka benzeri Razedka ve Kommissiya Protivmakhnovskikh Del isimli gizli polis teşkilatlarını da kurmuştu[23].

Rus İç Savaşı sırasında gösterdikleri yararlılıklardan dolayı bazı Bolşevik Merkez Komite üyeleri Mahno’nun anarşistlerine özerk bir bölge bırakılmasını savunsalar da bu fikir Lenin ve Troçki tarafından reddedilecektir[24].

Kırım’da Beyaz Ordu komutanı Pyotr Vrangel’in yenilmesinden sonra anarşistlerle Kızılordu arasında gerginlikler başlayacak ve Kızılordu anarşistleri tasfiye edecektir. Ağustos 1921’e gelindiğinde silahlı birlikleri yenilmiş olan Mahno ve anarşist önderler ülke dışına çıkmak zorunda kalacaklardır.

Buğday zoralımına karşı ayaklanmalar

Savaş Komünizmi politikası kapsamında gerçekleştirilen buğday zoralımlarına karşı çok sayıda ayaklanma yaşanacaktır. Tambov Ayaklanması bu isyanlardan en büyüklerindendir. İsyanın komuta heyetinde bulunan SR üyelerinden Aleksandr Antonov’un isminden türetilen Antonovşina olarak da bilinir. Ayaklanma Kızılordu komutanı Mihail Tuhaçevski tarafından bastırılacaktır. Bu ayaklanmalar ve özellikle Kronstadt Ayaklanması sonucunda Bolşevikler NEP politikalarına geçecek ve buğday zoralımı uygulamalarına son verilecektir.

Kronstadt Ayaklanması

Kronstadt Ayaklanması SR üyesi olan Stepan Petriçenko liderliğinde gelişse de genel olarak bahriyelilerin kırsal bölgelerde yaşanan olaylar sonucu ortaya çıkan rahatsızlıklarından dolayı patlak vermiştir. Ekim Devrimi sırasında Bolşeviklerin iktidarı almasında önemli rol oynayan silahlı kuvvetler arasında yer alan Kronstadt Üssündeki denizciler Rus İç Savaşı sırasında da en ön saflarda savaşmıştır. Savaş sırasında yaşanan kayıplardan sonra aralarına yeni katılan askerler hem köylü geçmişlidir hem de özellikle SR siyasetine açıktır. Kırdan gelen buğday zoralımlarına karşı ayaklanma haberleri Kronstadt askerlerini rahatsız etmiş ve ayaklanmaya hazır bir ortam oluşturmuştur. Ayaklanmanın başlamasıyla beraber askerler taleplerini sıralayacaklardır. Bunlardan en öne çıkan talep buğday zoralımlarına son verilmesi ve sovyet seçimlerinin yenilenmesidir. Ayaklanma Bolşevik karşıtları olan SR, Menşevik ve anarşistlerce desteklenecektir. Ayrıca isyancıların Beyaz Ordu ile temas kurdukları ve General Pyotr Vrangel’in gizlice üsse geldiği de bilinmektedir[25][26]. Bolşevikler isyanın büyümesi ihtimalinin doğrudan rejime olabilecek tehlikelerini değerlendirerek zorla bastırmayı tercih edecektir. Bu isyanın bastırılması Bolşevikler için dönüm noktası olacaktır ve savaş komünizmi siyaseti terk edilerek NEP siyasetine geçilecektir.

SR davaları

Çeşitli zamanlarda tutuklanmış olan SR Merkez komitesi 8 Haziran 1922 günü başlayan süreçte mahkeme önüne çıkar. Süreci tarihçi Edward Halett Carr şöyle aktarır:

Sovyet rejiminin ilk siyasi mahkemesiydi. SR’lar hakkındaki iddialar çok ciddiydi. Kerenski SR üyesi olduğu için Geçici Hükümetin bütün icraatlarından sorumluydular. Ayrıca iç savaş sırasında Beyazlarla beraber birden çok aynı hükümet yapısı içinde bir arada olmuşlardı. Alman Elçisi Kont Mirbach’ı öldürmüş, Lenin’in hayatına kast etmiş ve sayısız yayında Sovyet iktidarına karşı zor kullanılması için halka çağrı yapmışlardı…34 sanıktan çok azı beraat etti, çoğu çeşitli hapis cezaları alırken 14 kişi idama mahkûm edildi…İlgi çekici olan bir nokta, bütün yargılama süreci boyunca SR partisinin yasadışı bir kurum olduğuna dair hiçbir iddia öne sürülmemiş olmasıdır. Sadece hükümete karşı şiddet eylemleri içerisinde olan bireylere karşı kanıtlar ortaya sunulacaktır.

— Carr[27]

SR Merkez Komite üyelerine verilen idam cezaları hükümetin kararıyla uygulanmayacaktır.

Sonuçlar

Rus İç Savaşı sırasındaki ayaklanmalar ve muhalefet hareketleri muhalif hareketlerin tasfiye edilmesine, isyanların bastırılmasına yol açarken Bolşevikler büyük rahatsızlık veren ancak savaşın kazanılmasını sağlayan savaş komünizmi siyasetini bırakarak NEP politikalarını uygulamaya başlamıştır. Bolşevikler arasında sosyalist partilerin bir koalisyonu şeklinde bir iktidar organı hayali varken, iç savaş koşulları buna engel olmuştur. Ortaya çıkan durumu Carr şöyle değerlendirir:

Yasal muhalefet ideali çoktan ölmüştü. Bu idealin ölmesinin sorumlusunun sadece Bolşevikler olduğu söylenemez. Bolşevik rejiminin iktidarın daha ilk aylarında örgütlü bir muhalefete tahammül etmeyeceği ne kadar doğruysa, hiçbir muhalif partinin de kendisine çizilen yasal sınırlar içinde kalmayacağı da o kadar doğrudur.

— Carr[28]

SR’lar örgüt olarak dağıtılmış, Menşevik Gürcistan zorla sovyet sistemine dahil edilmiştir. Menşeviklerin örgütü tasfiye edilmiş, başta Julius Martov olmak üzere liderleri soluğu Avrupa’da almış, sol SR’lar ise dağılmıştır.

Sonraki dönemlere etkisi

1937 yılındaki Moskova Davaları sırasında o dönemin Rusya Komünist Partisi (Bolşevik) Merkez Komitesi üyelerinden Leon Troçki, Lev Kamenev ve Grigory Zinoviev’in sol SR ayaklanmasına dahil olmakla itham edilirler[29].

Özellikle son dönemde iç savaş sırasındaki parçalı ayaklanmalar anarşist yazarlar tarafından koordineli olarak değerlendirilerek Üçüncü Devrim olarak adlandırılmaktadır[30].

Kaynakça

  1. Kaledin, General Lavr Kornilov tarafından Eylül 1917’de gerçekleştirilmeye çalışılan askeri darbe girişimini desteklemiş, girişimin başarısız olmasından sonra ise hapsedilmişti. Ancak bulunduğu bölgede saygınlığı yüksek olduğu için ve yerel Kazakların atamanları tarafından korunduğu için ordusunun başında kalacaktır. Bolşevik iktidarı henüz şehir merkezlerinden taşraya doğru yayılmadığından rahatça direniş örgütleyebilmiştir.
  2. Carr, s.113
  3. Avrich, Paul. "Russian Anarchists and the Civil War", Russian Review, Cilt. 27, No. 3 (Jul., 1968), s. 296-306. Blackwell Publishing
  4. Carr, s.111-112
  5. Carr, s.113-115
  6. Rusçası: ‘’Всероссийский Центральный Исполнительный Комитет’’ veya ВЦИК veya Latin harfleriyle, VtsIK. 1938 yılında kurumun ismi Yüksek Sovyet olarak değiştirilmiştir.
  7. Carr, s.115-116
  8. Carr, s.118-120
  9. Carr, s.120-121
  10. Carr, s.161-164
  11. Konuyla ilgili Izvestia gazetesine konuşan Lenin, sol SR’ların savaş çağrısı yaparak ve Alman Elçisini öldürerek halktan tamamen uzaklaştıklarını ve burjuvazinin isteklerini dile getirdiklerini belirtir. 31 Aralık 2009 tarihinde erişilmiştir
  12. Sally Boniece’nin "Don Quixotes of the Revolution"?: The Left SRs as a Mass Political Movement adlı makalesi, 31 Aralık 2009 tarihinde erişilmiştir.
  13. Carr, s.170-172
  14. Michael Melancon. "Chernov", in Critical Companion to the Russian Revolution 1914-1921, s.137
  15. Carr, s.172
  16. Suny, s.80
  17. Carr, s.173
  18. Carr, s.174
  19. Saldırı sonucunda 12 parti üyesi ölürken aralarında Buharin ve Yaroslavski’nin de bulunduğu 55 partili yaralanacaktır.
  20. Kommersant gazetesi, 02 Ocak 2010 tarihinde erişilmiştir.
  21. Carr, s.339-350
  22. Peter Arshinov, History of the Makhnovist Movement (1918-1921), 1923 02 Ocak 2010 tarihinde erişilmiştir.
  23. David Footman, Civil War in Russia, s.287 02 Ocak 2010 tarihinde erişilmiştir.
  24. 02 Ocak 2010 tarihinde erişilmiştir.
  25. Avrich, s.122
  26. Kronstadt Ayaklanmasının bastırılmasından sonra Petriçenko ve yanındaki az sayıdaki asker Finlandiya'ya geçerek Vrangel ile birlikte hareket edeceklerdir.
  27. Carr, s.182
  28. Carr, s.183
  29. Alan Spitzer, The "Trial" of Leon Trotsky and the Search for Historical Truth,1990. 02 Ocak 2010 tarihinde erişilmiştir.
  30. 21 Ekim 2005 tarihli Nick Heath makalesi 02 Ocak 2010 tarihinde erişilmiştir.

Ayrıca bakınız

Konuyla ilgili yazılan eserler

This article is issued from Vikipedi - version of the 10/10/2016. The text is available under the Creative Commons Attribution/Share Alike but additional terms may apply for the media files.