İnternet sansürü

İnternet sansürü (İngilizce: Internet censorship), internetteki bilgilere erişmeye veya bilgi koymaya yönelik denetime verilen addır. İnternet sansür, sansürün en yeni türlerinden biridir. Devlet, hükûmet organları, İnternet sağlayıcı ve interneti kontrol etme imkânı olan şirket ve kurumların kullanıcıların İnternetteki faaliyetine kontrol veya yasaklar koyması demektir. İnternet sansürün giderilmesi şu anda İnternetin en büyük sorunlarından biridir. İnternetle ilgili olan birçok şirket internet sansürünün giderilmesi ve İnternet sansürden kaçınma yolları aramakla meşguldürler.

Google ve Orta Avrupa Üniversitesi 20-22 Eylül 2010 yılında Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de "Özgürlük'te İnternet 2010" uluslararası önlemini düzenledi. Çeşitli kurumlar ve şirketler İnternette anonimliği sağlamak, engellenmiş sayfalara girmeye ortam yaratmak için değişik araçlar hazırlamıştır. Bu araçlara Freegate, Dynaweb, Tor, JonDo, Puff, Ultrasurf, Tor Tarayıcı Paketi, Psiphon, Hotspot Shield ve diğer VPN servisleri dahildir.

Dünya ülkeleri

Reporters Without Borders internet sansürü derecelendirmesi
  Kısıtlama yok
  Bazı kısıtlamalar
  Gözetleme altında
  İnternetin kara delikleri (en ağır kısıtlar)

2009 yılında Reporters without Borders 12 ülkeyi internet düşmanı ilan etti.

Türkiye'de İnternet sansürü

Türkiye'de 2001-2007 arası dönemde çok sayıda web sitesi, büyük çoğunluğu devlet ve devlet kurumlarını aşağılama gerekçesiyle engellenmiştir. 2007’de çıkarılan 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun ile kısıtlamalar artmış, kanunun çıktığı 2007 yılının Mayıs ayından 1 Ekim 2008 tarihine dek 5651 Sayılı Kanun hükümlerine göre erişimi engellenen web sitesi sayısının 1115 olmuştur.[1] 2019 sonu itibarı ile 130 bin URL adresi, 7 bin Twitter hesabı, 40 bin tweet, 10 bin YouTube videosu ve 6 bin 200 Facebook içeriğine erişim engellenmiştir.[2]

Genelde hedef olan siteler

İnternet sansürü için, siyasal nedenler, sosyal normlar ve ahlak, güvenlik meseleleri gibi ülkeden ülkeye değişen gerekçeler gösterilmiştir. Ayrıca bazen bu engellemeleri aşmak için kullanılan araçlar da filtreleme ve sansüre uğramaktadır.

Bu sitelerin başında cinsellik, kumar, ırkçılık gibi temalara sahip siteler ile pek çok serbest paylaşım siteleri hedef alınmıştır.

Siyasi gerekçeler

Otoriter ve baskıcı rejimlerce yönetilen ülkelerde muhalefete yönelik sansür uygulanması yaygındır. Bazı ülkelerde din veya azınlık meseleleriyle ile ilgili konulardaki siteler, özellikle içerik iktidar için tehdit unsuru olarak görülüyorsa bloke edilmektedir.

Bazı örnekler:

  • Siyasal bloglar ve web siteleri
  • Lèse-majesté suçu, devletin otoritesine karşı gelen siteler, hükümeti veya otoriteyi eleştiren siteler
  • Dini misyonerlik siteleri
  • Otoriteleri yolsuzlukla suçlayan siteler
  • Azınlıkların durumuyla ilgili yorumlar yapan siteler

Toplumsal normlar

Kabul edilen toplumsal normlara aykırı içeriklerin sansürlenmesine sosyal filtreleme denir. Çoğu ülkede, çocukları korumak amacıyla, çocuk pornografisi içeren sitelerin engellenmesi ve gerekli ek önlemlerin alınması desteklenmektedir. Bunun dışında ırkçılığı, cinsiyetçiliği, homofobiyi körükleyen ve nefret söylemleri içeren ayrımcı siteler; uyuşturucu kullanımını öven siteler, kumar, pornografi, suça özendiren siteler, şiddet uygulanmasını teşvik eden siteler; Polonya, Litvanya, Ukrayna, Latviya, Moldova ve Macaristan'da komünist semboller; Almanya ve Fransa'da Nazi sembolleri toplumsal normlara dayalı engellemeler arasında sayılabilir.

Güvenlik endişesi

Birçok devlet kendi güvenlikleri için tehdit olarak gördükleri siteleri engellemektedir. Örneğin WikiLeaks'in engellenmesi, Güney Kore'de Kuzey Kore taraftası sitelerin engellenmesi, bazı Ortadoğu ülkesinde Müslüman Kardeşler'le ilgili sitelerin engellenmesi bunlar arasında sayılabilir.

Telif hakları

Özellikle dosya paylaşım siteleri, telif hakkı sahibi şirketlerin ekonomik kaygıları nedeniyle birçok ülkede engellenmektedir.

Kişisel haklar

Avrupa Adalet Divanı, 30 Mayıs 2014'te yürürlüğe giren, Google'ın AB veri gizliliği yasalarına uyması gerektiği yönündeki kararını almasından sonra kişisel verilerin silinmesine yönelik 12000 başvuru almıştır.

İnternet sansürünü aşmanın hukuki boyutu

Erişim engelleme suretiyle sansür uygulamaları çoğunlukla DNS değiştirme yöntemiyle veya VPN gibi diğer yöntemlerle internet kullanıcıları tarafından aşılmaktadır. Bu bağlamda çoğu kez internet sansürünü aşmanın suç teşkil edip etmeyeceği sorusu gündeme gelmiştir. Cevaben, yargı veya idare birimlerince erişime engellenen sitelere erişimin, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca bir suç olarak tanımlanmadığı ve kanunun en temel ilkelerinden biri olan suçta ve cezada kanunilik ilkesi gereğince bu internet sitelerine erişmenin, bu sitelerde paylaşımlarda bulunmanın yasa dışı olmayacağı hukukçular tarafından belirtilmiştir.[3]

Dış bağlantılar

Kaynakça

  1. Başaran, Funda. "İnternet yasaklarının Türkiye'deki tarihi". Gazete Duvar. Gazete Duvar. 12 Eylül 2017 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 1 Ekim 2020.
  2. Ünker, Pelin. "Türkiye'de internet özgürlüğü düzenleme kıskacında". Deutsche Welle. Deutsche Welle. 19 Eylül 2020 tarihinde kaynağından arşivlendi. Erişim tarihi: 9 Ekim 2020.
  3. Koca, Raşit Can (2014). "Sansürü umursamıyor, Twitter ve YouTube’a giriyor, suç mu işliyoruz?" 19 Ağustos 2014 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. Statjus. Erişim Tarihi: 15 Ağustos 2014
This article is issued from Wikipedia. The text is licensed under Creative Commons - Attribution - Sharealike. Additional terms may apply for the media files.