Uşak (il)

Uşak
  İl  
Ülke Türkiye
Coğrafi bölge Ege
Yönetim
 - Vali Ahmet Okur
Yüzölçümü
 - Toplam 5.341 km2 (2.062,2 mi2)
Nüfus (2015)[1]
 - Toplam 349.459
 - Yoğunluk 64/km² (165,8/sq mi)
 - Kır 106.570
 - Şehir 242.889
Zaman dilimi UDAZD (+3)
İl alan kodu 276
İl plaka kodu 64
İnternet sitesi:

Uşak, Ege bölgesi'nde Batı ve Orta Anadolu'yu birbirine bağlayan İç Ege Bölümü'nde Gördes - Uşak Platosu üzerinde bulunan il.

Uşak karayoluyla; İzmir'e 211 km, Ankara'ya 368 km ve İstanbul'a 491 km uzaklıktadır. Merkez ilçenin nüfusu 202.000(TÜİK-2015) olarak tespit edilmiştir. 2015 yılı verilerine göre il nüfusu 353.048'dir. Uşak ilinde merkez ilçeyle beraber 6 ilçe, 6 belde ve 256 köy vardır[2].

Tarihçe

Uşak adının tarihi

Uşak yöresi tarihin bilinen dönemlerinden beri bir yerleşim bölgesidir. Kentin bilinen en eski adı Temenothytiadır. Kent bu adı Heraklilerden Aristomakhosun oğlu Temenostan almıştır. Temenos, Roma İmparatorluğu dönemi sikkeleri üstündeki Temenos Oikistes (Kurucu Temenos) ya da Ktistes yazıtları ve Temenos tasvirleriyle bilinmektedir.

Temenothyria, Flavuslardan sonra Flaviopolis adını almıştır. İl merkezi Uşak'ın eski adı Uşşak'tır. Uşşak kelimesi iki anlama gelmektedir. Uşşak kelimesi Aşıklar Diyarı anlamına gelmektedir. Evliya Çelebi ünlü Seyahatname'sinde bu adı Aşıklar Diyarı olarak yorumlamıştır. Bunun yanı sıra "Anadolu'daki tarihi yer adları" kitabında Uşak isminin buradaki "Obsekion" kentinin isminden türediği yazılmaktadır.

Evren dede söylencesi

Uşak'ta saz ve söz ustası birçok aşık yaşamıştır. Aşıklar halk arasında dilden dile yayılan söylencelere de konu olmuştur. Bunlardan biri Evren Dede söylencesidir. Anlatılanlara göre bir zamanlar Uşak'ın Banaz ilçesinin günümüzde Evren Dede koruluğu denilen bölgesinde, türküler çalıp söyleyen bir Türkmen koca yaşamaktadır. Ezgiler o kadar güzeldir ki; ezgiyi duyan sese doğru koşar ve Evren Dede susmadıkça da yanından ayrılamaz. Bir gün gelir ve artık koruluktan ses gelmez olur. Koruluğa gidenler ise, Evren Dede'den hiçbir iz bulamazlar. Ama Uşak'lılar onun sazından gelen nağmelerin koruluğa sindiğine ve hala rüzgar estikçe onun sazının nağmelerinin duyulduğuna inanırlar.

Ele geçen buluntular, Uşak ve çevresinin M.Ö 4. binden itibaren iskan edildiğini gösterir. Kalkolitik çağ olarak adlandırılan bu devri takip eden Bronz çağında da bölgede yaşam devam etmiştir. M.Ö 2. binde Anadolu'da ilk siyasi birliği kuran Hititler'in batısındaki Uşak, bu medeniyete sınır olmuştur. Afyon ve Kütahya illeri bu medeniyetin batıdaki son yerleşim alanlarıdır.

M.Ö 620 tarihindeki Kimmeri istilasından önce ve Hititler'den sonraki Frig medeniyetinin de batısında kalan bu bölge, aynı tarihlerde Lidya hakimiyetinde idi.

Lidya Kralı Krezüsün, Pers İmparatoru Sirus'a yenilmesinden sonra Uşak bölgesi Pers hakimiyetine geçti. Büyük İskender'in Anadolu' ya geçerek Persler' i yenilgiye uğratmasıyla Uşak' ta Makedonya krallığı denetimine geçti. Daha sonra Bergama Krallığı topraklarına katılan yerleşim, MÖ 189'da konsül Gnaeus Manlius Vulso' nun Galatlar'a düzenlediği seferde Roma topraklarına katıldı. Roma İmparatorluğu' nun M.S 395 yılında ikiye bölünmesiyle Uşak, Bizans egemenliğine girdi[3].

1069/1070 yılında Emir Afşin komutasındaki orduların Üsküdar' a kadar olan akını sırasında Uşak'ta kısa süreli Selçuklu egemenliğine yaşandı. 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi'nden sonra Türkler hızla Anadolu içlerine yayılmaya başladı. Uşak ve yöresi de Kutalmışoğlu Süleyman Şah tarafından 1076'da Bizans'tan alındı. I. Haçlı Seferine kadar Uşak Selçuklu egemenliğinde kalmış, 1097 yılında meydana gelen Dorileon Muharebesi (1097) sonrasında Uşak ve yöresi 10̈98 yılında Bizans egemenliğine geçti. Haçlı seferlerinden sonra Konya'yı kendilerine merkez edinen Selçuklular yeniden toparlanmaya başladılar. 1182'de Uşak ve yöresini yeniden ele geçirdiler. Ancak bu sıralarda Selçuklular'ın taht kavgasıyla uğraşmasından yararlanan Bizans bölgeyi yeniden ele geçirdi. Uşak ve çevresi Selçuklu egemenliğini altına ancak I. Alaeddin Keykubad zamanında 1233'te girdi.

Germiyanoğulları dönemi

Germiyanoğulları, Uşak ve Kütahya illerinin tarihinde önemli bir paya sahiptir. Germiyanoğulları, III. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde Anadolu Selçuklu Devleti'nin batı sınırına yerleşmiştir. Germiyanoğulları, II. Gıyaseddin Mesud döneminde Anadolu Selçuklu Devleti ile mücadeleler girişmiş ve Selçuklu Devletinin parçalanmasıyla Uşak' ın da içinde olduğu geniş bir bölgeye egemenlik kurmuştur. 1390-1402 yılları arasında Osmanlı idaresinde bulunan Uşak, Ankara Savaşından sonra 1429 yılına kadar Germiyanoğulları beyliğinin yönetiminde bulundu. Germiyanoğlu II. Yakub Bey' in vasiyeti üzerine Uşak' la birlikte tüm beylik toprakları Osmanlı Devleti'ne katıldı[4].

Osmanlılar dönemi

Osmanlılar döneminde Uşak, Anadolu eyaletinin Kütahya Sancağı'na bağlı bir kazaydı. 1867 yılında merkezi Bursa olan Hüdavendigâr Vilayetine bağlanan Kütahya Sancağı'nın kazası oldu. 1908 yılında Kütahya Sancağı mutasarrıflık yani bağımsız sancak oldu. Uşak'ta bu tarihlerde sancak yapılan diğer yerlerin arasına katılmak için ya da Aydın sancağına bağlanmak için çabaladıysa da kaza olarak kaldı. Eşme ilçesi ise önce Anadolu eyaletine bağlı Saruhan sancağına bağlıydı. Manisa merkezli bu sancak, 1847 yılında Saruhan, Biga (merkezi Çanakkale ve Karesi (merkezi Balıkesir) sancaklarından oluşan Saruhan vilayetine, 1867 yılında merkezi İzmir olan Aydın vilayetine bağlanmıştır.

Uşak, Osmanlı döneminde Suhte ve Celali isyanları dönemleri hariç tutulursa sakin ve barış içinde yaşadı. Celali isyanlarının devamında 1603-1610 yıllarında "Büyük kaçgunluk" olarak adlandırılan dönemde "Hayalioğlu" adlı Celali reisi Uşak ve çevresinde yıkıma sebep oldu. Suhte ve il erleri Celaliler' e karşı mücadelede bulundular[5]. Bu dönemde Celali tehditlerine karşı Uşak şehrinde "Şah İshak" kalesi inşa edildi. 18. yüzyılın sonlarına doğru Uşak Voyvodası Acemoğlu olayı patlak verdi. Osmanlı güçleri Uşak ve civarında halka zulüm ve baskı yapan Acemoğlu Ahmed üzerine harekete geçti. Uşak' ın Öksüz köyü yakınlarında yapılan savaşta Osmanlı güçlerinin yenilerek çekilmesiyle Acemoğulları Uşak' a yerleşti. 1795 yılında Acemoğlu' nun öldürülmesiyle Uşak' ta denetim sağlanabildi[6]. 19. yüzyılın sonlarına doğru Hacı Muradoğlu adındaki bey isyan ederek Şah İshak kalesine çekilmiş ancak öldürülmesiyle isyan bastırılmıştır. 1916 yılında da Uşak ve civarında çete faaliyetleri yaşandığı kayıtlarda görülmektedir[5].

Köylüler, devlet görevlilerine ve Celaliler'e karşı Suhteler'le güç birliği etti. Hayalioğlu adında bir Celali, Uşak çevresini kasıp kavurduğunda Suhteler, il erleri ile birleşerek Celaliler'e karşı çıktılar. 18. yüzyılda ayanların güç kazanması, bunların halka baskı yapmasına da neden oluyordu. Bunun Uşak'taki örneği de Uşak ayanı Çevreoğlu Ahmed olayıdır. 1778'de Banaz ve Uşak kadılarının merkeze gönderdikleri mektuba göre Çevreoğlu Ahmed ve kardeşi Kadı Süleyman ile yardakçılarından Çöyke Mustafa uzun süreden beri halka baskı yapmaktaydılar. Harmende Aşiretinin vekillerinden Osman öldürülmüş, mal ve hayvanlarına el konmuştu. Caber ve Çakal Aşiretlerine de baskı yaparak bunları İzmir'de oturmaya zorlamışlardı. Ayrıca gelen geçen yolculara da saldırıyorlardı. Ulu Göben Köyü'nün pazarına giden bir Hristiyanı öldürüp, beraberindeki Hacı Mustafa'yı ve başkalarını da yaralamışlardı. Buna benzer daha birçok olaya sebebiyet vermişlerdi. Bu olaylar üzerine Anadolu Beylerbeyi olaya müdahale etmek ve devlet otoritesini yeniden kurmak üzere görevlendirilmişti. Ancak Çevreoğlu'nu yargılayacak mahkeme her nedense bir türlü toplanamadı ve Çevreoğlu'nun etkinliği bir süre daha devam etti.Yine 18. yüzyılda İbrahim Kethüda, Anadolu Beylerbeyi'ne bağlı kethüdalık görevinde iken önce Antep'te ardından Hayfa'da çıkan isyanları bastırmaya memur edilir. Kendisine verilen emirleri yerine getirip, isyanları bastıran İbrahim Kethüda ya,hizmetlerinden dolayı Sancakbeyliği rütbesi uygun görülür. Ancak bu görevi kabul etmeyen İbrahim Bey, Uşak'ın güneyine düşen toprakların tımarına razı olur.

Milli Mücadele dönemi

Yunan işgalinden önce Uşak

İstanbul Hükümeti'nin tutumuna karşı Mustafa Kemal önderliğinde başlayan, Milli Kurtuluş Harekatı, yurdun dört köşesinden destekleniyor ve yer yer Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri kuruluyordu. Uşak'ta da İbrahim Tahtakılıç başkanlığında Uşak Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kuruldu.

Yunanlar İzmir'e asker çıkarmışlar ve Anadolu içlerine doğru ilerlemeye başlamışlardı. Bu sıralarda Uşak da hummalı bir faaliyet içindeydi. Halk, Uşak Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'ni destekliyordu. Alaeddin Tiritoğlu, mahallen teşkil edilen ve kendisinin idare ettiği ufak bir milli kuvvetin kumandanı idi. Ayrıca 1920 yılında kurulan Uşak Hücum Taburundan başka, ihtiyat erlerinden 250-300 kişilik silahlı Uşak Milli Piyade Taburu kuruldu. Kısa bir süre sonra merkez, bucak ve köylerden dört bölüklü Uşak Süvari Alayı meydana getirildi.

Bu sıralarda Uşak'ta bulunan Kuva-yi Milliye ve 23. Fırka (tümen) komutanı İzzettin Çalışlar, ilerleyen Yunan kuvvetlerine karşı koymak için İnay İstasyonu'na Uşak Hücum Taburu'ndan bir bölük göndermişti. Ayrıca cephe komutanlığı, Simav mıntıkasında toplanmış Yunanlar'a karşı taarruza geçen kuvvetlerin, Uşak'ta bulunan birliklerle ve Uşak Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin yardımıyla desteklenmesini emretmişlerdi. Bu emir üzerine 23. Fırka Kumandanlığı, diğer kuvvetlerle birlikte, Jandarma Yüzbaşı İsmet İnönü kumandasındaki Uşak Hücum Taburu'nu Demirci'ye göndermişti. Çok az olan cephane ve bombalar da bu taburla birlikte yollanmıştı. Bu sebepten Uşak Cephesi zayıflamıştı.

Fırkanın Uşak cephesinde kalan 68. ve 69. alayları, er, at, silah ve giyim itibariyle zayıf idi. Elde güvenilecek ihtiyat kuvveti olarak yalnız Uşak Milli Piyade Taburu ile Uşak Milli Süvari Alayı kalmıştı.

Uşak'ın Yunanlar eline geçişi

27 Ağustos 1920 günü düşman kuvvetleri, Alaşehir'den seri bir hareketle Uşak istikametinde taarruza geçtiler. Uşak'taki 23. Tümen'in 1500 mevcudu vardı. Tümen, Uşak'ı örtmek ve müdafaa etmek için Sarayköy-Karakuyu-Karahasan köyleri hattında mevzilenmiş ve sol yanı ile Selikler köyüne kadar uzanmıştı. Kurban Bayramı izni yüzünden Uşak'ta mevcutları az olan Uşak Milli Piyade ve atlı bölükleri bırakılmıştı. Bunlar da Sarayköy üzerine ilerleyen Yunan kuvvetlerine karşı cephe almak üzere o istikamete kaydırılmışlardı.

Yunanlar Sandıklı Köyü-Saray Köyü hattına yanaştı. Bu suretle Uşak muharebesi başladı. Yunanlar, Musa çetesinin kılavuzluğu ile gece karanlığında Sarayköy ve Külköy arasında bulunan yüksek kayalara çıkmaya muvaffak oldular. Daha o gün, Demirci muharebelerinden dönen 44 ve 108 mevcutlu iki tabur ile Uşak'ta bulunan bir hücum bölüğünün geceleyin Yunanlara karşı yaptıkları taarruzla, bu tepeleri ele geçirmek mümkün olmadı. 28 Ağustos sabahı muharebe, düşmanın üstünlüğü ile devam etti. Düşman en az 12000 piyade ve kuvvetli topçu ve süvari birlikleri ile taarruzun ağırlığını Karakuyu ile Külköy arasında bulunduruyordu. Yunanlar yerli halkın direnmesine rağmen 29 Ağustos 1920 tarihinde Uşak'ı işgal ettiler.

Uşak'ın geri alınışı

Uşak'ın işgal altında kaldığı tam iki sene içinde Büyük Millet Meclisi Hükümeti, Garp Cephesi'ni kuvvetli bir hale getirdi. Garp Cephesi Kumandanı İsmet İnönü, İnönü Savaşları'nı kazandı. Ordular Sakarya Meydan Muharebesi'nde Yunan ordusunu yendi. Bunu Mustafa Kemal Paşa'nın Afyon-Dumlupınar Meydan Muharebesi zaferi takip etti. Mustafa Kemal Paşa'nın idare ettiği Türk kuvvetleri 30 Ağustos 1922 tarihinde Murat Dağları'nın doğu eteklerinde Çal Köyü mıntıkasında Yunan ordularının büyük kısmını kuşatarak yok etti. Türk ordularının imha hareketinden kurtulabilen ve General Franko kumandasında toplanan I. ve II. Yunan piyade tümenleriyle, bir süvari tugayı ve meşhur Palantras Müfrezesi, I. kolordunun taarruzu karşısında 30 ve 31 Ağustos günlerinde Hallaçlar-Kaplangı dağı hattında kesin bir mağlubiyete uğratıldı. General Franko, 1 Eylül 1922 günü ümitsiz bir halde Uşak'ın Kapaklar-Kusura Deresi-Elma Dağı hattında tutunmaya çalıştı. Sonra da Karlık istikametinde ilerleyen 6. Tümenin önünde tutunamayarak kaçtı.

Birlikler, 1 Eylül 1922 günü ikindi vakti Uşak ovasında şehre doğru süratle ilerlerken, şehir yanıyordu. Bu sırada şehre ilerleyen birliklerin başında Kumandan İzzettin Çalışlar bulunuyordu ve 2 Eylül 1922'de Uşak işgalden kesinlikle kurtuldu.1 Eylül Uşak'ın kurtuluşu olarak kutlanır.

Yunan başkomutanı Trikopis'in esir alınışı

Uşak için gurur kaynağı olan konulardan biri de Yunan başkomutanı Trikopis' in, Eylül 1922'de Atatürk'ün komutasında bulunan Kafkas Tümen Komutanı Halit Bey tarafından Uşak'ta yakalanmasıdır.

30 Ağustos 1922'de Dumlupınar Başkumandanlık Meydan Muharebesi'nde bozguna uğrayan Yunan Ordusu'nun büyük bir kısmı, Dumlu, Büyükoturak, Banaz, Kızılhisar ve Kapaklar üzerinden Uşak'a doğru çekilirken Yunan orduları başkomutanı General Trikopis'in de içinde bulunduğu büyük bir birlik, Comburt Ovası'nı geçerek 2 Eylül 1922 günü Aşağıkaracahisar köyüne gelmişti.

Aynı gün 5. Kafkas Tümeni'ne mensup birlikler, muhtelif savaşlar vererek ve Elma Dağı'nın güneydoğusunda bulunan Göğem Köyü'nün doğu yakasına yaklaştığında, Karacahisar ve Çamyuva (Mıngırap) köylerinin yanmakta olduğu haberini almışlardı.

Bir müddet sonra küçük rütbeli bir Yunan subayı, tümen kumandanının yanına gelerek General Trikopis'in teslim olmaya karar verdiğini söyledi. 5. Kafkas Fırkası Kumandanı Halit Bey, Liva Komutanı Hopalı Ali Rıza Bey'e Yunan subayının getirdiği haberi bildirdi ve gidip Yunanlar'ı teslim almasını emretti.

2 Eylül 1922 gecesi saat 22:30 sıralarında Süvari Bölüğü Komutanı Sivaslı Yüzbaşı Ahmed Bey, esir generaller ile maiyetlerini Bölmeli Tepe'deki (Çakmaklı Tepe) 5. Kafkas Fırkası Komutanı Albay Dadaylı Halit Bey'in (Halit Akmansü) yanına getirdi. Yunan komutanının Uşak’ta Atatürk'ün huzuruna çıkarıldığı ev şu an müze olarak ziyarete açıktır.

Uşak'ın il oluşu

15 Temmuz 1953 tarihine kadar Kütahya'nın ilçesi olan Uşak, kendisine bağlı Sivaslı, Ulubey, Banaz ve Karahallı bucaklarının ilçe haline getirildiği düzenlemeyle il olmuştur. Aynı tarihe kadar Manisa'nın ilçesi olan Eşme ilçesi de (Güre, Sirge ve İnay bucaklarıyla birlikte), Uşak'a bağlanmıştır. Bu yıldan sonra Kütahya ili Gediz ilçesinden 13 köy ve Altıntaş ilçesinden 3 köy; Manisa ili Selendi ilçesinden 1 köy ve Afyonkarahisar ili Sandıklı ilçesinden 1 köy Uşak'a bağlanmıştır.

Atatürk ve Uşak

Atatürk Uşak'a ilk defa 2-3 Eylül 1922 tarihinde komutan olarak, ikincisi 16 Ekim 1925 tarihinde cumhurbaşkanı olarak ve üçüncü defa ise 1934 yılında İran Şahı Rıza Pehlevi ile birlikte gelmiştir. Ayrıca Atatürk'ün eşi Latife Hanım da İzmir'deki Uşaklı tüccarlar ailesi olan Uşşakizadelerdendir.

Uşak hakkında yazılanlar

Uşak'ta Lidya, Frigya, Hellen, Roma, Selçuklu ve Osmanlı gibi birçok uygarlığın izleri görülebilmektedir.

Uşak'la ilgili geçmişe ait bilgilerden birini, ünlü gezgin Katip Çelebi, Cihannüma isimli eserinde verir: Uşak, Kütahya’dan batıya bir merhale Murat Dağı yakınında, bir dere içinde kaleli bir kasaba, 150 adet köyü bulunan mamur bir kazadır. Kasabası geniş bir ovanın doğusuna düşüp köyleri o ovada bulunmaktadır. Seccade ve halısı meşhurdur.

Bir diğer gezgin Evliya Çelebi ise Uşak halısı hakkında bilgiler verir. Seyahatname'de, Uşak halısının çok kıymetli olduğu ve değişik bölgelere ihraç edildiği yazılıdır. Evliya Çelebi Uşak'ta Rum ve Ermeniler'in kalabalık bir nüfusa sahip olduğundan da bahseder. Tarih boyunca Uşak'ta Türklerle birlikte Rum ve Ermeniler dostluk içinde yaşamışlar.

Wilhelm Von Bode ve Ernest Kühnej adlı iki Alman araştırmacı Uşak halıcılığına dair yaptıkları ve 20. yüzyılın ilk çeyreğinde birkaç basımı yapılan eserde; gerek Hollanda ve gerek Birleşik Krallık'taki yüksek sınıfa mensup ailelerin evlerinde 18. yüzyıldan kalma Uşak halılarının bütün odaları kaplamakta olduğundan bahsederler. Bugün de Berlin Bergama Müzesi'nde sergilenmekte olan 15. yüzyıla ait madalyon tipli büyük halı Uşak halılarının o dönemdeki değerine bir örnek teşkil eder.

Coğrafi yapı

Genel konumu

Uşak İli'ni, ilçeleri bazında gösteren bir harita.

Uşak ili komşu iller olan Kütahya ve Afyonkarahisar gibi Ege Bölgesi ile İç Anadolu Bölgesi arasında bir geçit oluşturan İç Batı Anadolu Bölümü üzerinde yer alır. Genel olarak ilin kuzey, kuzeydoğu ve doğu kesimleri dağlarla ve güneybatısı yüksekliği 1000 metrenin altında olan ovalarla kaplıdır.

Uşak'ın kuzeyinde Kütahya iline bağlı Şaphane, Gediz ve Dumlupınar ilçeleri, doğusunda Afyonkarahisar iline bağlı Sinanpaşa ve Hocalar ilçeleri, güneyinde Denizli iline bağlı Çivril, Bekilli, Çal, Güney ve Buldan ilçeleri, batısında ise Manisa iline bağlı Sarıgöl, Alaşehir, Kula ve Selendi ilçeleri bulunmaktadır.

İl toprakları 5341 km2'lik yüzölçümüyle Türkiye alanının yaklaşık % 0,7'sini kaplar.

Murat Dağı, Bulkaz Dağı ve Ahır Dağı ilin kuzey, kuzeydoğu ve doğudaki doğal sınırını oluşturur. Bu dağlar il topraklarını Kütahya ve Afyonkarahisar'dan ayırır. İl topraklarında ağırlıklı yeri platolar tutar.

Yeryüzü şekilleri

Dağlar

Dağlar, il topraklarının % 37'sini kaplar. Uşak'taki dağlar ilin kuzey, kuzeydoğu ve doğu kesiminde bir silsile halinde bulunmaktadır. Uşak-Kütahya sınırındaki Murat Dağı 2312 metre yüksekliğiyle ilin en yüksek kesimini oluşturur. İlin ikinci yüksek dağı Sivaslı ilçesinin doğusunda, yüksekliği 1990 metre olan Bulkaz Dağı'dır. Bu dağın doğu kesimleri Afyonkarahisar ili sınırları içinde kalır. Uşak Ovası'nın kuzeyinde yer alan Elma Dağı'nın yüksekliği ise 1805 metredir. İl alanının % 57,5 gibi büyük bir bölümünü kaplayan platolarda yer yer tepelik alanlara rastlanır. Uşak ilindeki dağlar şunlardır:

Bunların dışında Eşme ilçesinde yükseklikleri 1000-1200 metre civarında olan Kemer, Omurbaba, Ahmetler ve Kurtdağı tepeleri ormansız ve çıplak tepelerdir. Karahallı ilçesinde önemli özelliği olan dağ yoktur. Ulubey ilçesinde ise son yıllarda Türkiye'nin en büyük altın madenlerinin (105 ton rezerv) tespit edildiği 1200 m. yükseltili Kışla Dağı bulunmaktadır.Kanyonunuda bulunmaktadır. Bu kanyonun özelliği, Amerika Birleşik Devletleri'nde bulunan Grand (Büyük) Kanyon'dan sonra Dünyanın 2. büyük kanyonu olmasıdır.

Ovalar

Uşak il topraklarının % 5,5'ini ovalar kaplar. Uşak ilinde ovaların en önemlileri, Büyük Menderes'in kollarından olan Banaz Çayı etrafında gelişen 900 m. yükseltili Banaz Ovası ile bunun batısındaki 880 m. yükseltili Uşak Ovası'dır. Ayrıca Sivaslı Ovası (930 m.) ve Sirge Ovası (410 m.) da Uşak'taki ovalardan bazılarıdır.

Su Kaynağı

Uşak'ta iki önemli ırmak vardır. Bunlar Büyük Menderes'in kolu olan Banaz Çayı ve Gediz Nehri'dir. Ayrıca Banaz Çayı ve Gediz Irmağı'na katılan çok sayıda küçük akarsu vardır.

İklim

 Uşak iklimi 
Aylar Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Yıl
En yüksek sıcaklık rekoru,  °C 18,3 20,0 27,0 30,0 32,1 36,6 40,2 38,2 35,7 32,2 26,0 21,8 40,2
Ortalama en yüksek sıcaklık, °C 7,1 8,0 12,1 16,5 21,9 26,8 30,6 30,7 26,4 20,4 13,8 8,7 18,6
Ortalama sıcaklık, °C 2,4 3,1 6,4 10,8 15,9 20,5 23,7 23,7 19,0 13,6 7,9 4,1 12,6
Ortalama en düşük sıcaklık, °C −1,1 −0,8 1,5 5,4 9,4 12,9 15,9 15,9 12,0 8,1 3,5 0,7 6,9
En düşük sıcaklık rekoru,  °C −15,4 −15 −12,5 −6,2 −1 4,4 7,6 8,0 2,6 −2,2 −8,2 −12 −15,4
Ortalama yağış, mm 71,3 62,9 54,2 59,5 45,2 20,8 16,9 9,6 15,8 42,1 67,6 75,6 541,5
Kaynak: Türkiye Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü[7]

Yağışlar

Uşak, Akdeniz yağış rejiminin etkili olduğu bir alandadır. Yağışlar en çok kış aylarında görülür. Yaz ayları ise kuraktır.

Mevsimlere göre yıllık yağış dağılımı
Kış % 43,6
İlkbahar % 28,2
Yaz % 8,8
Sonbahar % 19,4

İlde yağışlar ilçelere göre de farklılık gösterir. En çok yağış alan ilçe Banaz, en az yağış alan ilçe ise Eşme'dir.

Rüzgârlar

Uşak'ta egemen olan rüzgarlar; günbatısı, gündoğusu ve karayeldir. İl merkezinde ortalama rüzgar hızı saniyede 2,8 metredir. Batı rüzgarları Uşak'ta en hızlı esen rüzgarlardır. Bu rüzgarların hızı saniyede 29,6 metreye kadar yükselir.

Bitki örtüsü

Uşak, Ege ve İç Batı Anadolu Bölgeleri arasında geçit yeri olduğundan bitki örtüsünde de her iki bölgenin özellikleri göze çarpar. Ancak Uşak, Ege Bölgesi'ne göre daha soğuk olduğundan Ege Bölgesi'nin tipik bitki örtüsü olan zeytine pek rastlanmaz. İlde, dağlarda çok sık ormanlara rastlanır. Çok çeşitli ağaç türlerinin olduğu bu ormanlarda yaygın ağaç türleri; meşe, karaçam, kızılçam, dişbudak, ahlat, karaağaç, çınar ve ardıçtır.

Nüfus

1924 Türk Ticaret Salnamesinde Uşak merkezinin nüfusu 15 bin, Uşak kazasına bağlı nahiye ve köylerin (150 civarında köy ve Karahallı, Ulubey ve Banaz Nahiyeleri) nüfusu ise 70 bindir. Buna göre 1924' te Cumhuriyet' in 1. yılında Uşak ta 85 bin kişi yaşamaktadır. 1926 tarihli Türkiye Cumhuriyeti Devleti Salnamesinde ise Uşak' ın nüfusu 91.298 kişi olarak verilmektedir.

Cumhuriyet Devrinin ilk nüfus sayımı 28 Ekim 1927 de yapılmıştır. Bu sayım sonuçlarına göre Uşak Kazası' nın toplam nüfusu 88.463 olarak tespit edilmiştir. Bunun 40.965 i erkek. 47.678 i kadındır. Yine aynı nüfus sayımı sonuçlarına göre merkez nüfusu 16 887' dir.

İlçe sayısının az olması, merkez ilçenin gelişen sanayisiyle göç alması ve ilçelerde nüfus artışının az oluşu nedeniyle merkez ilçenin genel nüfus içindeki payı sürekli artmıştır. 1965 yılında nüfusun % 37' si merkez ilçede yaşarken 2014 yılında bu oran % 66 seviyesine yükselmiştir. Merkez ilçe ağırlıklı bir nüfusa sahip Uşak, bu ağırlığını diğer alanlarda da hissettirmektedir.

2013 yılı verilerine göre il nüfusunun %35’i 25 yaşın altında, %54’ü 25-64 yaş arasında, %11’i 65 yaş üstü nüfusu oluşturmaktadır[8].

2015 yılı nüfus verilerine göre; il ve ilçe merkezlerinde 248.683, belde ve köylerde 104.365 kişi yaşamaktadır.

Uşak il nüfus bilgileri
Yıl Toplam Sıra Fark Şehir - Kır
1965[9] 190.536 62
  %30     57.133
133.403     %70  
1970[10] 207.512 62 %9
  %34     69.926
137.586     %66  
1975[11] 229.679 64 %11
  %38     86.817
142.862     %62  
1980[12] 247.224 64 %8
  %42     103.474
143.750     %58  
1985[13] 271.261 62 %10
  %46     126.078
145.183     %54  
1990[14] 290.283 58 %7
  %51     146.809
143.474     %49  
2000[15] 322.313 58 %11
  %56     182.040
140.273     %44  
2007[16] 334.115 51 %4
  %65     217.267
116.848     %35  
2008[17] 334.111 53 -%0
  %65     217.567
116.544     %35  
2009[18] 335.860 52 %1
  %66     221.714
114.146     %34  
2010[19] 338.019 52 %1
  %67     225.570
112.449     %33  
2011[20] 339.731 53 %1
  %67     228.785
110.946     %33  
2012[21] 342.269 52 %1
  %68     233.659
108.610     %32  
2013[22] 346.508 52 %1
  %69     238.563
107.945     %31  
2014[23] 349.459 52 %1
  %70     242.889
106.570     %31  
2015[24] 353.048 52 %1
  %70     248.683
104.365     %30  

Cumhuriyet'in ilk sayımından günümüze kadar Uşak Merkez nüfusu:

Yıllara göre Uşak İl Geneli nüfus miktarı
1927 109.581
1935 130.437
1940 136.211
1945 144.955
1950 159.046
1955 172.054
1960 192.382
1965 198.144
1970 213.037
1975 230.540
1980 247.371
1985 271.472
1990 290.398
2000 322.313
2010 338.019
2011 339.731
2012 342.269
2013 346.508
2014 349.459

Görüldüğü gibi 1950'li yıllara kadar Türkiye'nin nüfus artış eğiliminin benzeri bir artışa sahip Uşak 20.000'in altında nüfusa sahipti. 1950 sayımında, o tarihte bağlı bulunduğu Kütahya il merkezini nüfus olarak geçmiş (Uşak: 19.636, Kütahya: 19.448) ve 1953 yılında il olmuştur. 1955 sayımından itibaren ülkede görülen kentleşme atılımıyla birlikte hızla göç almış ve büyümüştür. Nüfusu son 50 yılda 6 kat; son 20 yılda ise yaklaşık 2 kat artmıştır.

İlçelerinden Banaz ilçe merkezi, en hızlı büyüyen ilçedir. Banaz 1935'te 662 nüfuslu bir bucak merkeziyken; 1953'te ilçe olmuş, 1955'te 2304 nüfusuyla Uşak ilinin en küçük ilçe merkezi olmuştur. Ankara - İzmir karayolu üzerinde yer alması sebebiyle diğer ilçeler göre daha hızlı gelişmiştir. 2000 yılında merkezinin nüfusu 16.000'i aşmıştır.

Eşme ilçesi esas geçim kaynağı olan tarım nedeniyle daha yavaş bir büyüme sergilemektedir. Son yıllarda ilçede gelişen kanatlı et üretimi ve hayvancılık sayesinde yeniden büyümeye başlamıştır. 1970'te 6.200 olan ilçe merkezi, 2014'te 14.396 nüfusa ulaşmıştır.

Karahallı ilçe merkezi 1953'te ilçe olduğu tarihte Uşak'ın en büyük ilçe merkezi iken, 2007 sayımına göre en küçük ilçe merkezi durumuna gelmiştir. (1955: 4922; 2014: 4106) Bu durumun başlıca sebebi, ekonomisinde tarımdan çok dokumacılığın önemli olması ve ülkede gelişen teknolojiye karşın, ilçede geleneksel üretimin rekabet edememesi dolayısıyla ilçenin göç vermesi. Bu durumu önlemek için son yıllarda ilçeye Organize Sanayi Bölgesi yapımına başlanmıştır. Özellikle İstanbul ve Bursa'ya göç etmiş Karahallılar ilçeye yatırım yapmaya başlamıştır.

Sivaslı ilçesi Banaz'dan sonra 2. sırada nüfus artışına sahip ilçedir. Özellikle ilçede çilek tarımının başlatılmasıyla ilçe büyümeye başlamıştır. İlçe olduğu tarihte 3000 kadar nüfusa sahip olan Sivaslı günümüzde 6911 nüfusa sahiptir. Ayrıca ilçe 5 tane kasaba barındırmaktadır.

Ulubey ilçesi ise Karahallı'dan sonra en fazla nüfus kaybeden ilçedir. 2000'lere kadar 19.000 - 20.000 olan ilçe nüfusu, 2014'te 13.647'ye düşmüştür. Bunun başlıca nedeni il merkezine olan göçler olarak gösterilebilir. İlçe merkezi ise 1955'ten bugüne kadar 5100 civarında değişen durağan bir nüfusa sahiptir.

Ekonomi

Uşak ilinde ekonomik hayat; tarımsal faaliyetler, hayvancılık ve süt ürünleri imalatı, tekstil ve deri ürünleri imalatı, gıda ürünleri imalatı, madencilik, seramik ürünleri imalatı oluşturmaktadır.

Tarımsal faaliyet olarak tarla bitkileri, meyve ve sebze üretimi ele alındığında; fiğ vb yeşil ot, arpa, buğday, şekerpancarı ve mısır başlıca tarla ürünlerini oluşturmaktadır. Meyvecilikte üzüm üretimi ön plana çıkmaktadır. Bunun yanı sıra elma, kiraz, vişne ve armut diğer önemli meyvecilik ürünleridir.

Kuruluşundan itibaren geçiminin önemli bir kısmını topraktan elde eden Uşak, tarihi gelişimi içinde halısı, kilimi ve buna benzer el sanatlarıyla da tanınmıştır. Cumhuriyet'in ilk yıllarında Uşak Şeker Fabrikası'nın kurulmasıyla bir sanayi şehri görünümüne kavuşmuştur. Dokuma, tabakçılık, trikotaj ve toprak sanayisi ile irili ufaklı imalathane ve fabrikaları da içinde barındıran bir ekonomiye sahiptir.

Uşak, Türkiye'de ilk sanayi kuruluşlarının ortaya çıktığı illerden biridir. Uşak'ta imalat sanayiinin kurulmasında belirleyici rolü halıcılık oynamıştı. Bölgede dış pazara yönelik üretimin gelişmesi ister istemez halı dokumacılığında kullanılan girdilerin bölgede üretilmesini gerektiriyordu. Halıyla ilgili girdilerin bir bölümü geleneksel yöntemlerle yapılıyordu. Ancak üretimin artmasıyla geleneksel olarak üretilen girdiler talebi karşılayamıyordu. Bu durum fabrikasyon üretimi zorunlu hale getiriyordu. Uşak'lı tüccarlar ilk yün ipliği fabrikasının yapımına giriştiler. İlk olarak 1905'te Bıçakçızade Biraderler ve Mehmet Zeki Kumpanyası İplik Fabrikası açıldı. Bunu 1917'de açılan Hamzazadeler ve Şürekası Şayak Fabrikası izledi. 20. yüzyıl başlarında Türkiye'de çok az sayıda fabrika olduğu düşünülürse, Uşak'ta iplik fabrikalarının Uşak'lı girişimciler tarafından kurulması ve yaşatılması dikkat çekicidir. 1913 yılında yapılan sanayi sayımına göre Türkiye'de yün ipliği üreten ve yün dokumacılığı yapan 13 kuruluş vardı ve bunun üçü Uşak'taydı.

Alaşehir-Afyon demiryolunun 1869 yılında tamamlanmasıyla İzmir Metropolü ile Uşak arasında ulaşım kolaylaşmış ve kilim ve halı ticareti daha da canlanmıştır. Bu yüzden Uşak garının tarihi çok eskilere dayanır.

1926 tarihli Uşak Şeker Fabrikası hisse senedi

Cumhuriyet'in ilk yıllarında Uşak, Türkiye'nin sanayileşme hamlesine önderlik eden bir il olmuştur. Türkiye'nin ilk şeker fabrikalarından biri olan Uşak Şeker Fabrikası1926'da işletmeye açılmıştır. Uşak Şeker Fabrikası, Cumhuriyet tarihindeki ilk özel yatırımdır.

1970'lerden sonra Uşak imalat sanayiinde yeniden bir canlanma olmuştur. Büyük bir bölümü yerel sermaye tarafından gerçekleştirilen ve imalat sanayiinin çeşitli alanlarına dağılan çeşitli yatırımlar gerçekleştirilmiştir.

Uşak kamu yatırımı almadan büyüyen bir ildir. Bu durum, halkın ticarete olan ilgisine bağlanabilir.

Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye'nin sanayileşme hamlesine öncülük eden Uşak, bu görevine zaman içinde de devam etmiştir. Ana üretim konusunu tekstil, deri ve seramik oluşturmaktadır. Hali hazırda Türkiye'de tüketilen zig derinin % 60'ı, gazlı sargı bezinin % 91'i, pelüş battaniyenin % 90’ı, yün ipliğin % 65’i, seramiğin % 22’si Uşak’ta üretilmektedir.

Şehirde son tespit edilen durumlardan biri de; Türkiye'nin ve Avrupa'nın en zengin altın maden yataklarının Uşak'ta olmasıdır.

Eşme'de el yapımı kilim, Sivaslı ilçesinde; çilek üretimi çok yoğundur. Banaz ilçesi de kiraz üretimi konusunda öncüdür. Sivaslı, Eşme ve Banaz'da Haziran ayı içerisinde festivaller düzenlenir.


Uşak İl Merkezi'nin Bazı Merkezlere Uzaklığı (Km)
Şehir İstanbul Ankara İzmir Bursa Adana Antalya Eskişehir Konya Samsun Trabzon Gaziantep Diyarbakır Van Denizli Manisa Kütahya Afyonkarahisar
Uzaklık (km) 491 368 211 311 689 293 217 339 782 1115 894 1207 1551 146 193 139 116
Karayolları Genel Müdürlüğü[25]

Kültür

El yapımı Eşme kilimi

Uşak eskiden beri kültür ve eğitim çalışmalarına önem vermiş bir ildir. 1671 yılında Uşak'a gelen Evliya Çelebi, eserinde burada alim ve ileri gelenlerin çok olduğundan bahsetmiştir.

Cumhuriyet'in ilanından önce Uşak'ta faaliyet gösteren 26 medrese ve çok sayıda mektep bulunmaktaydı.

Eğitim

Uşak ili Uşak üniversitesi ve kaliteli eğitim veren liselerini bulundurması bakımından da önemli bir ilimizdir. Uşak Fen lisesine her yıl çevre ilçe ve illerden pek çok öğrenci gelmektedir.

Popüler kültür

Uşak halk türküleri

Vikikaynakta Uşak halk türküleri kategorisi bulunmaktadır

Bazı meraklıların ve halk müziğine gönül vermiş birkaç Uşaklının sayesinde birçok Uşak halk türküsü radyo repertuarlarında bulunmaktadır.bunlardan bazıları arpalar hasır oldu,aşağıdan gelir yörük evleri,aşağıdan geliyor fadimem,aşağıdan geliyor gül ayşe,ay bulutta,ayağında mesi var,ayşe dedim adına,bahçenin harımıyım,bahçenizde güren var,binnaz kızı naz kızı,çattılar kazan taşını,çay başında çırpınıyor baykuşlar,çeşmeden döndü geliyor,çeşmeden dudu geçti,ekinler ekilirken,evlerinin önü kuyu,evlerinin önünde bulgur dibeği,evren köyün alt yanında bostanı,ey su yolu,feslikanım dam başında,karanfil oylum oylum,göç dereden gece geçtim,gül kurusu kalburda,hadi gidem garadaşa,hani benim yemenim,harman yeri düz düze,islicenin çeşmeleri,ince karanfildir kavganın başı,islamoğlu,karşı karşı evimiz,kiremitte buzmusun,küp dibinde bulgurum,meleme koyunum vaz geç kuzundan,nazoğlunun biber gibi benleri,ormandan gel,pabucumun beli kırık sürürüm,paşa beyin merdivenden inişi,penceresi yeşil perde,portakalın sarısı(memduh bey)siyah keten carım var,sizin dükkân bizim dükkân demirden,uzun uzun kamışlar,vardım takmak hanına,yılan aktı kamışa,yordu beni evinizin yokuşu vs..

Uşak'ta Batı Anadolu ağzı kullanılmaktadır.[26]

Turizm

İlden E-23 karayolu geçmektedir. Bu açıdan Uşak önemli bir yerdedir. Tarihi ve doğal zenginliklere sahip olmasına rağmen tesis azlığı ve yetersiz tanıtım nedeniyle turizm sektörü Uşak'ta yeterince gelişememiştir.

İlin doğal güzellikleri ve mesire yerleri

İl merkezindeki mesireliklerin yanında Banaz ilçesinde Evrendede ve Çokrağan, Sivaslı ilçesinde de Evrenli (Doğal Park) Mesire Yeri bulunmaktadır. ayrıca Ulubey Kanyonu, ABD'nin Arizona Eyaleti sınırları içerisinde bulunan Büyük Kanyon'dan sonra dünyanın en büyük 2. kanyonudur.

Ulubey Kanyonu

Uşak ilinin Ulubey ilçesi sınırları içerisinde bulunan kanyon. ABD'nin Arizona Eyaleti sınırları içerisinde bulunan Büyük Kanyon'dan sonra dünyanın en büyük 2. kanyonudur. Bugüne kadar bilinmeyen kanyon, Ulubey Çayı ve Banaz Çayı boyunca devam eden bir ana kanyon ile buna bağlanan onlarca büyük yan kanyonlardan oluşur. Ulubey çayı, bütün kanyonu adeta saklı bir cennete çevirmiştir.

Merkez Akse Çamlığı

Akse Çamlığı 70 hektar genişliğindedir. Uşak'a uzaklığı 4,5 km olup Kurtbaba mevkiinde bulunmaktadır.

Mesire yerinin asli ağaç türü kızılçamdır. Çamların yaş ortalaması 50-100 yıl arasında değişmektedir.

Topografik durum açısından fazla arızalı değildir. Birkaç kuru dere ile vadilere ayrılmış durumdadır. Çamlığın yolu her araç için her zaman gidiş ve gelişe müsaittir.

Göğem Köyü Çamlığı

Yunan başkumandanı General Trikopis'in esir alındığı tepeyi ve bu tepede dikilen zafer anıtını görüş sahası içine alan bu çamlık Uşak'a 15 km uzaklıktadır. 1961 yılında bölmeli tepeye anıt inşaa olunurken bu çamlığa da valilik ve İller Bankası'nca üç adet dinlenme evi yaptırılmıştır.

Çokkozlar

Merkeze 3 km uzaklıkta ve Uşak-Sorkun yolu üzerinde, dere yolu bağları arasındadır. Bir zamanlar Evliya Çelebi'nin de ziyaret edip beğendiği tarihi bir mesireliktir. Yenileme çalışmaları 2009 yılında bitmiş, alan genişletilmiş ve çevre düzenlemesi yapılmıştır.

Ilıcaksubaşı

Uşak'a en yakın bir su başı olan ve Ankara-İzmir asfaltının dibinde bulunan bu mesirelik meyilli bir dere içindedir. Ilıcaksu'dan Değirmenderesi'ndeki su değirmenleri yararlanmaktadır.

Huzur Park

İzmir yolunun 5. km'sinde, yeşillikler ve çiçekler içinde bir dinlenme yeridir. Parkta Uşak yemeklerini tatma imkânının yanında spor yapma ve kayığa binme gibi aktiviteler de mümkündür.

Bölme beldesi etrafinda Şakşak, Kocal, Küçükçeşme, Cingöz, Kocaçeşme, Üyücek ve Aşıgöz mevkileri piknik alanı olarak kullanılmaktadır.

Kaplıcalar

Banaz'daki Hamamboğazı, Ulubey'deki Aksaz ve Merkez ilçedeki Emirfakı ve Örencik köyü'ndeki kaplıcalar, Uşak'ta yer alan kaplıcalardır. Banaz'daki Hamamboğazı kaplıcası konaklamaya ilkbahar ve yaz aylarında uygundur.

Prehistorik çağlardan beri değişik medeniyetler tarafından iskan edilmiş olan Uşak ilinin hemen her tarafında bu medeniyetlere ait kalıntılara rastlamak mümkündür. Özellikle Hellenistik, Roma ve Bizans Çağı eserleri bölgenin en zengin arkeolojik buluntularıdır.

Ulubeyli Sülümenli Harabeleri, Sivaslı Selçikler Köyü Harabeleri, Sivaslı Payamalanı ve Banaz Ahat Köyü Harabeleri bu yerler arasındadır.

Tarihi köprüler

Karahallı ilçesindeki Clandras Köprüsü yanında Çanlı Köprü, Halıpazarı Köprüsü ve Beylerhanı Köyü sınırları içindeki Beylerhan KöprüsüUlucak Köyü sınırları içerisinde yer alan Çatal (Değirmen) köprüsü Uşak'ın tarihi köprüleridir.

Tarihi camiler

Uşak Ulu Camii 1419 yılında Germiyanoğlu Beyi II.Yakup Bey tarafından yaptırılmıştır. Mendepazarı'nda bulunan Karaali Camii 1519 yılında inşa edilmiştir. Burma Camii 16. yüzyılda inşa edilmiştir. Çakaloz Camii 19. yüzyılda inşa edilmiştir.

Ayrıca bakınız

Kaynakça

  1. "2014 genel nüfus sayımı verileri" (html). Türkiye İstatistik Kurumu. 10 Şubat 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://www.webcitation.org/6WFDf4OEW. Erişim tarihi: 10 Şubat 2015.
  2. https://biruni.tuik.gov.tr/adnksdagitapp/adnks.zul TÜİK
  3. "Uşak" TDV İslam Ansiklopedisi, cilt: 42; sayfa: 223, Mehtap Özdeğer
  4. Osmanlı Tarihi, I. Cilt, 10. baskı, sf: 58-62, Türk Tarih Kurumu Yayınları-Ankara-2011, Ord. Prof. İsmail Hakkı Uzunçarşılı
  5. 1 2 "Osmanlı Devleti'nin Son Devirlerinde Uşak Kazası" Esin Kâhya
  6. 15-16. Yüzyıl Arşiv Kaynaklarına Göre Uşak Kazasının Sosyal ve Ekonomik Tarihi, sf: 56-57, İstanbul-2001, Dr. Mehtap ÖZDEĞER
  7. Uşak Yıllık Toplam Yağış Verileri - Türkiye Devlet Meteoroloji Genel Müdürlüğü (DMİ)
  8. http://www.tuik.gov.tr/ilGostergeleri/iller/USAK.pdf
  9. "1965 genel nüfus sayımı verileri" (html). Türkiye İstatistik Kurumu. 3 Kasım 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://www.webcitation.org/6BtmXGQi0. Erişim tarihi: 3 Kasım 2012.
  10. "1970 genel nüfus sayımı verileri" (html). Türkiye İstatistik Kurumu. 3 Kasım 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://www.webcitation.org/6BtoAn7ee. Erişim tarihi: 3 Kasım 2012.
  11. "1975 genel nüfus sayımı verileri" (html). Türkiye İstatistik Kurumu. 3 Kasım 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://www.webcitation.org/6BtrF9LyR. Erişim tarihi: 3 Kasım 2012.
  12. "1980 genel nüfus sayımı verileri" (html). Türkiye İstatistik Kurumu. 3 Kasım 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://www.webcitation.org/6Btv3rM3V. Erişim tarihi: 3 Kasım 2012.
  13. "1985 genel nüfus sayımı verileri" (html). Türkiye İstatistik Kurumu. 3 Kasım 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://www.webcitation.org/6BtxBHqgS. Erişim tarihi: 3 Kasım 2012.
  14. "1990 genel nüfus sayımı verileri" (html). Türkiye İstatistik Kurumu. 3 Kasım 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://www.webcitation.org/6BtyszT8l. Erişim tarihi: 3 Kasım 2012.
  15. "2000 genel nüfus sayımı verileri" (html). Türkiye İstatistik Kurumu. 3 Kasım 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://www.webcitation.org/6Bu14MuT3. Erişim tarihi: 3 Kasım 2012.
  16. "2007 genel nüfus sayımı verileri" (html). Türkiye İstatistik Kurumu. 3 Kasım 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://www.webcitation.org/6Bu3A76ha. Erişim tarihi: 3 Kasım 2012.
  17. "2008 genel nüfus sayımı verileri" (html). Türkiye İstatistik Kurumu. 3 Kasım 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://www.webcitation.org/6BuCJpF5Z. Erişim tarihi: 3 Kasım 2012.
  18. "2009 genel nüfus sayımı verileri" (html). Türkiye İstatistik Kurumu. 3 Kasım 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://www.webcitation.org/6BuEO8Nvt. Erişim tarihi: 3 Kasım 2012.
  19. "2010 genel nüfus sayımı verileri" (html). Türkiye İstatistik Kurumu. 3 Kasım 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://www.webcitation.org/6BuG1yBOU. Erişim tarihi: 3 Kasım 2012.
  20. "2011 genel nüfus sayımı verileri" (html). Türkiye İstatistik Kurumu. 3 Kasım 2012 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://www.webcitation.org/6BuHFpluL. Erişim tarihi: 3 Kasım 2012.
  21. "2012 genel nüfus sayımı verileri" (html). Türkiye İstatistik Kurumu. 20 Şubat 2013 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://www.webcitation.org/6EZyUg2x0. Erişim tarihi: 8 Mart 2013.
  22. "2013 genel nüfus sayımı verileri" (html). Türkiye İstatistik Kurumu. 15 Şubat 2014 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://www.webcitation.org/6NPVTFGAR. Erişim tarihi: 15 Şubat 2014.
  23. "2014 genel nüfus sayımı verileri" (html). Türkiye İstatistik Kurumu. 10 Şubat 2015 tarihinde kaynağından arşivlendi. http://www.webcitation.org/6WFDf4OEW. Erişim tarihi: 10 Şubat 2015.
  24. "2015 genel nüfus sayımı verileri" (html) (Doğrudan bir kaynak olmayıp ilgili veriye ulaşmak için sorgulama yapılmalıdır). Türkiye İstatistik Kurumu. https://biruni.tuik.gov.tr/medas/. Erişim tarihi: 13 Nisan 2016.
  25. Karayolları Genel Müdürlüğü İller Arası Mesafe
  26. Prof. Dr. Leyla Karahan'ın Anadolu Ağızlarının Sınıflandırılması (Türk Dil Kurumu yayınları: 630, Ankara 1996)

Dış bağlantılar

This article is issued from Vikipedi - version of the 12/3/2016. The text is available under the Creative Commons Attribution/Share Alike but additional terms may apply for the media files.