Türkiye'ye göçler

Türkiye'ye göçler üç başlık altında incelenebilir[1].

Türkiye tarih boyunca; hem göç veren, hem göç alan, aynı zamanda transit geçiş ülkesi olmuştur.

19. yy sonu-20. yy başı

Osmanlı Devletinin son yılları önemli göç hareketlerine tanıklık etti. Kaybedilen topraklardaki Müslüman tebaa Anadolu'ya akın ederken, gayrı müslimler Anadolu'dan ayrıldılar. Muhacir olarak isimlendirilen bu gurubun göçü cumhuriyetin ilanından sonra da devam etti. Türkiye Cumhuriyeti dışarıdan genel bu göçü devlet politikası olarak desteklemiştir. Nüfusun askeri güç olarak görüldüğü yıllarda, savaşlar sonrası azalan nüfusun artması amaçlanmıştır.

Anadolu'ya gelen ve giden göçmenler göçmenler Osmanlı ve Türkiye devletlerinin etnik, kültürel ve toplumsal yapısında büyük değişikliklere neden olmuştur[2].

1783'de Kırım'ın Rusya'nın eline geçmesiyle Anadolu'ya ilk büyük Müslüman göçü başlamıştır. Kırım kaybedilmeden önce küçük guruplar halindeki Kırım Tatar göçü kitlesel hale gelmiştir.

Osmanlı Devletinin Çerkez bölgelerini kaybetmesinin ardından, Anadolu'ya I. Dünya savaşına kadar sürede 2,5 milyon Çerkez göçmüştür. Büyük bir göçmen kitlesi (1 milyon) yolda vefat etmiştir.

Milyonluk başka bir göç dalgası da Acaralılar'ın (Gürcü) göçüdür. 93 Harbi'inden (1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı) sonra başlayan göç, 1921'e kadar sürmüştür.

Azerbaycan'dan 19. yy başlarından itibaren başlayan göçler 93 Harbi ile artışa geçmiştir. Sadece Cihan Harbi sırasında 10 bin insan Anadolu'ya göçmüştür.

Arnavutlar ilk olarak Fatih Sultan Mehmet devrinde (1468) İstanbul'a getirilmiş, Arnavutköy'e yerleştirilmiştir. Balkanların kaybından sonra gelenlerle beraber günümüz Türkiye'sinde 5 milyon Arnavut yaşadığı tahmin edilmektedir.

Anadolu'ya Arap göçü İslamın yayılışı ve Osmanlı devrinde savaşlardan sonra geri dönmeyip burada kalanlarla başlamıştır. Baskı gören Arap Alevilerden bir kısmı Tarsus ve Adana çevresine yerleşmiştir. Şerif Hüseyinin başlattığı Arap İsyanı neticesinde Mezopotamya, Hicaz ve Suriye çevresinden 5 bin aile Batı ve iç Anadolu'ya yerleştirilmiştir.

Boşnak göçleri Bosna-Hersek'in Avusturya-Macaristan İmparatorluğu kontrolüne geçmesiyle (1878) başlamıştır. 1918 yılına kadar dört büyük göç dalgası olmuştur. Birinci göç Bosna'nın kaybedilmesinden hemen sonra olmuştur. İkinci göç 1882'de, üçüncüsü Dzabic hareketi nedeniyle 1900 yılında gerçekleşmiştir. 1908 yılında dördüncü göç dalgası gerçekleşmiştir.

Polonya'nın Rus topraklarına katıldığı 1830 yılından sonra göç eden 10 bin kişiden bir kısmı Osmanlı Devletine gelmiştir. Polonezköy bu muhacirlerin kurduğu yerleşim birimidir.

Cumhuriyet sonrası

Anadolu'ya göç hareketleri yoğunluğu azalsa da, Cumhuriyetin ilanından sonra da devam etmiştir.

Cumhuriyetten sonra ilk göç hareketi Yunanistan'dan olmuştur. Lozan anlaşmasının mübadele maddelerine dayalı olarak 1922-38 arası 384.000 kişi Türkiye'ye göçmüştür.

Mekedonya'dan ilk göç hareketi 1924 yılında ülkedeki Türklerin Anadolu'ya göçü ile başlamıştır. İkinci göç dalgası 1936 yılında, üçüncü göç dalgası Türkiye-Yugoslavya arasında serbest göç anlaşması imzalandıktan sonra 1953 yılında gerçekleşmiştir.

Yugoslavya'dan 305.158 kişi (77.413 aile) Cumhuriyet devrinde Türkiye'ye göçmüştür. 14.494 kişiyi devlet iskan etmiş, kalanları serbest göçmen olarak kendileri Anadolu'ya yerleşmişlerdir.

Bulgaristan Türkiye'ye büyük kitlesel göç gönderen bir ülkedir. 1989'a kadar 800.000 kişi dört dalga halinde Anadolu'ya ulaşmıştır. Türkiye-Bulgaristan ikamet sözleşmesiyle (1925) 218.998 kişi 1949 yılına kadar göçmüştür. 1946'da Bulgaristan Halk Cumhuriyeti'nin ilanı ve 1949-1951 arasında 156.063 kişi Türkiye'ye göçmüştür. 1968-1979 arasında Türkiye-Bulgaristan arasındaki yeni göç anlaşması ile 116.521 kişi Türkiye'ye göçmüştür. 1989 yılında Bulgar devletinin Müslüman Türk vatandaşlarına yaptığı etnik baskıdan dolayı büyük bir göç dalgası yaşanmıştır.

Romanya'dan Türkiye'ye 1923-1949 arasında 79.287 kişi iskanlı göçmen, 43.271 kişi serbest göçmen olarak gelmiştir.

Balkanlardan 1923-45 arasında toplam 800.00 kişi Türkiye'ye göç ettirilmiştir.

1950 yılında bağımsız devlet olan Doğu Türkistan Cumhuriyeti, Çin işgaline uğradığında Türkiye'ye göç gerçekleşmiştir.

II. Dünya Savaşında Nazi birlikleri ile birlikte savaşa katılan Doğu lejyonlarından bazıları Türkiye'ye yerleşmiştir. Kazak, Kırgız, Özbek, Türkmen, Balkar, Karakalpak, Karaçay, Azeri, Çeçen, İnguş, Dağıstan gibi Müslüman kökenli insanlardan bir kısmı Anadolu'yu yeni yurt olarak seçmiştir.

1979 İran Devriminden sonra 1 milyon kişi (Azeri, Fars ve Kürt) Türkiye'ye göç etmiştir.

Afganistan'ın Sovyet Rusya tarafından işgali ile birlikte Türk kökenli toplumlardan Özbek, Kazak, Uygur ve Kırgızlar Türkiye'ye göç etmiştir.

Suriye'den 1945, 1951, 1953 ve 1967 yıllarında toplu göçler olmuştur.İskenderun, Kırıkhan ve Adana şehirlerine iskan edilmiştir. 2011 yılında başlayan Suriye İç Savaşı sonucunda Türkiye'ye 2.733.784 mülteci kişi göç etmiştir[3].

Irak'ta 1988 Halepçe katliamı sonrasında 51.542 kişi göç etmiştir. 1991'deki Körfez savaşında 467.489 kişi Türkiye'ye göç etmiştir.

Anadolu'ya son iki yüzyılda 6 milyon kişi göç etmiştir.

Kaynakça

This article is issued from Vikipedi - version of the 10/9/2016. The text is available under the Creative Commons Attribution/Share Alike but additional terms may apply for the media files.