Şeytan ayetleri

→ Salman Rüşdi'nin kitabı için Şeytan Ayetleri (roman) maddesine bakınız.

Şeytan ayetleri, İslam peygamberi Muhammed tarafından önce vahiy olarak açıklanıp, sonradan Şeytan tarafından söyletildiği gerekçesiyle geri çekildiği (Kuran'dan çıkarıldığı) iddia edilen birkaç Kur'an ayeti. Bu ayetlerle ilgili rivayetler El-Waqidi, İbn Sa'd, Ebu Cafer Taberi ve İbni İshak'ın eserlerinde yer almıştır.

Şeytan ayetleri ilk kez İskoç tarihçi William Muir tarafından 1858 yılında kullanılmış bir kavramdır.[1]

Rivayetler

Olayı nakleden pek çok farklı kaynak vardır. Bu kaynaklar olayı bazı detay farklılıkları ile naklederler.[2] Bütün bu farklı rivayetler en sonda tek bir ortak ravi olan Muhammad ibn Ka'b'a dayanır. Özetle Muhammed'in Mekke'de akraba ve komşularını Müslüman yapmak için çaba harcadığını ve onlara Necm Suresinden ayetler okurken şeytanın araya girip 19 ve 20. ayetlerden sonra kendisine şunları söylettiği rivayet edilir:

19 Lât ve Uzza'ya


20 ve diğer üçüncüsü Menat'a ne dersiniz?


21 bunlar şefaatleri umulan yüce turnalardır.

Lât, Uzza ve Menat Mekkelilerin taptıkları putlar idi. Şeytan tarafından eklendiği söylenen "bunlar şefaatleri umulan yüce turnalardır." ayetinde geçen "turna" kelimesi Arapça "gharāniq" diye geçer ve bu "put, varlık" şeklinde de tercüme edilir.

Bu olay Muhammed'in sözü edilen pagan tanrılarının gerçekten var olduğunu kabul ettiği şeklinde algılandı. Muhammed'in tanrılarını övdüğünü duyan Mekkeliler bunu sevinçle karşıladı ve sureyi sonuna kadar Muhammed'le birlikte okudu.

Bu olay üzerine Mekkelilerin Müslüman olduğu haberlerinin yayıldığı ve o zamana kadar Habeşistan'a göç etmiş olan Müslümanların Mekkeye geri döndükleri ifade edilir.

İslam geleneğine göre bu olaydan sonra Cebrail, Muhammed'i konu hakkında bilgilendirmek için Hacc Suresi 52. ayeti indirir:

"Senden önce hiçbir resül ve nebi göndermedik ki, bir şey temenni ettiği zaman, şeytan onun bu temennisine dair vesvese vermiş olmasın. Ama Allah şeytanın vesvesesini giderir. Sonra Allah âyetlerini sağlamlaştırır. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir."

Muhammed fitneyi önlemek için sözlerini geri alır ve ayetler şu şekilde düzeltilir:

19 Lât ve Uzza'ya


20 ve diğer üçüncüsü Menat'a ne dersiniz?
21 erkek size de, dişi O'na mı?
22 öyle ise bu çok insafsızca bir paylaştırmadır.


23 onlar ancak sizin ve atalarınızın (ilah edindiğiniz şeylere) taktığınız isimlerdir. Allah, onlar hakkında hiçbir delil indirmemiştir. Onlar (putperestler)yalnız zanna ve nefislerin arzusuna tâbi oluyorlar. Andolsun ki, kendilerine, Rableri katından yol gösterici gelmiştir.

Rivayetlerin tarihsel değeri

Garanik olayı bazı Müslüman müelliflerce tamamen ve şiddetle reddedilir ve İslam düşmanlarınca uydurulmuş rivayetler olarak değerlendirilirken, bazıları tarafından kısmen kabul edilirler.[3] Prof Dr. İsmail Cerrahoğlu, İslam düşmanlarının[sic] bu rivayetleri yaşanmış bir olay olarak değerlendirme eğiliminde olduğunu iddia eder.[4]

Kaynakça

  1. John L. Esposito (2003). The Oxford dictionary of Islam. Oxford University Press. s. 563.
  2. http://www.brillonline.nl/subscriber/entry?entry=q3_SIM-00372
  3. http://www.belgeler.com/blg/2xnw/garanik-kissasi
  4. Garanik Meselesinin İstismarcıları Prof. Dr. İsmail Cerrahoğlu

Ayrıca bakınız

This article is issued from Vikipedi - version of the 6/11/2016. The text is available under the Creative Commons Attribution/Share Alike but additional terms may apply for the media files.