İslam'da Cennet

Bu maddede İslâm dinindeki Cennet inancı detaylı bir şekilde anlatılmıştır. Daha genel bir Cennet tanımı için Cennet maddesine bakabilirsiniz.

İslâm'da Cennet (Arapça: جنة ) Müslümanlar tarafından sonraki yaşamda bulunduğuna inanılan ve kutsal sayılan mekana verilen isimdir. İslâm eskatolojisine göre ölümünden sonra bir insan, Kıyamet sırasındaki yeniden dirilişe kadar mezarında kalır. İslâm'da Cennet terimi çoğunlukla Hıristiyanlıktaki Cennet terimiyle karşılaştırılır. Müslüman inanışlarına göre bu dünyada özlenilen herşeyin Cennet'te olacağı varsayılmaktadır. İslâm'a göre Cennet'teki hayat sonsuz olacaktır.

Kur'an'da Cennet, alelâde bir biçimde tanımlanmıştır. İslâm'a göre Cennet'in en yüksek kademesi Naim'dir (Arapça: فِرْدَوْسْ ), bu kademede peygamberlerin, şehitlerin ve en dindar kişilerin barınacağı varsayılmaktadır. Cennet teriminin karşıtı olarak Cehennem terimi vardır.

İslâm'da Cennet tanımı

"İslâm'da Cennet" hakkında ayrıntılı bilgi Kur'an'da, hadislerde ve geleneksel tefsirlerde bulunmaktadır. Bu kaynaklara göre Cennet sekiz ana kapı tarafından kuşatılmıştır ve her kapı birbirinden ayrılmış kademeleri temsil etmektedir. Bu kapılar şunlardır: [1]

En yüksek kademe Firdevs (bazen Adn denilir) olarak bilinir. Yine bu kaynaklara göre; Kıyametten sonra Firdevs kademesine ilk olarak Muhammed bin Abdullah, ardından sefalet içinde yaşayanlar ve sonra en dindar olanlar girecektir. Cennete girenlerin melekler tarafından Arapça selamlanacakları rivayet edilmektedir.

Ve her kapıdan melekler, onların yanlarına girerler. Sabretmenizden dolayı size selâm olsun. Dünya yurdunun sonucu ne güzel.’— (Ra'd 13:23-24)

İslâmî metinler, Cennet'te ikamet eden ölümsüz kimseleri: mutlu - acıdan, üzüntüden, korkudan ve utançtan uzak - her dileği yerine gelen kişiler olarak tanımlar. Bu metinler, Cennet'te yaşayan herkesin aynı yaşa (33 yaşında) ve aynı özelliklere sahip olacağını, pahalı cüppeler ve bilezikler giyeceğini, güzel kokacağını, altın ve değerli taşlarla bezenmiş divanlarda uzanırken paha biçilemez tepsilerle ölümsüz hizmetkarlar tarafından sunulan ziyafetlerde yer alacağını iddia etmektedir. Metinlerde özellikle bahsedilen tüketim maddeleri: et, meyve, kokulu şarap ve sarhoşluk vermeyen içkilerdir. Bu kaynaklara göre Cennet'tekiler kan bağı olan yakınlarıyla (bu kişilerin Cennet'e girdiklerini varsayarsak) vakit geçirebilecek ve geçmişi hatırlayabilecekler. İslâmî metinlerde Cennet'te yer alacağı rivayet edilen: yüksek bahçeler, gölgeli vadiler, kâfur veya zancefil kokulu pınarlar; su, süt, bal ve şarap nehirleri; tüm meyvelere sahip olan dikensiz ağaçlar; Cennet'te barınmanın güzel olacağına işaret edilmektedir. Kur'an'da ve hadislerde Cennet'teki bir günün dünyadaki bin yıla eşit olduğu, sarayların altın, gümüş, inci ve öteki değerli maddelerden yapıldığı, göz kamaştırıcı atların ve develerin yanında diğer yaratıkların da olduğu söylenmektedir. Bunların yanı sıra çok büyük ağaçlar, miskten yapılmış dağlar, aralarından nehirler akan inci ve yakuttan oluşmuş vadilerden bahsedilir. Bahsi geçen dört büyük Cennet nehirlerinin adları: Seyhan (Sir Derya), Ceyhan (Amu Derya), Fırat ve Nildir.

İslâm dünyasınca Cennet'teki bu iyi koşullara rağmen Allah'ın tasdiki ve yakınlığı çok daha önemli sayılmaktadır.

Kur'an'daki Cennet adları

Cennetin kademeleri[2]

Cahiliye Devri'nden önce

Sehl bin Sad, İbn Abbas ve Ebu Hüreyre tarafından söylenen birkaç hadise göre "Cahiliye Devri"nden önce doğan, ama Mekke'nin Fethinden sonra sonra Allah'a inanıp İslâm dinine geçenlere hareketlerinin karşılığı olarak Cennet'e girme hakkı verilmiştir.

Kaynakça

  1. "Hadislerde rivayet edilen cennet kapıları nelerdir? Özellikle; ilim tahsil eden talebelerin gireceği bir cennet kapısı var mı; adı nedir?" (Türkçe) (HTML). Sorularla İslâmiyet. 2011-06-19. http://www.sorularlaislamiyet.com/article/14941/hadislerde-rivayet-edilen-cennet-kapilari-nelerdir-ozellikle-ilim-tahsil-eden-talebelerin-girecegi-bir-cennet-kapisi-var-mi-adi-nedir.html. Erişim tarihi: 2014-01-31. "“Kim Allah yolunda, malından iki şey harcarsa, cennetin kapılarından ‘Allah’ın kulu! Burası güzeldir, buradan girin.’ diye çağrılır. Namaz ehli olanlar / sürekli namazını kılanlar, Salat (namaz) kapısından çağrılır. Cihad ehli olanlar, Cihad kapısından çağrılır. Oruç ehli olanlar / sürekli oruçlarını tutanlar Reyyan (su içip kanan) kapısından çağrılır. Sadaka ehli olanlar /daima sadaka verenler, Sadaka kapısından çağrılır.” Bunun üzerine Ebu Bekir “Ey Allah’ın Resulü! Anam, babam sana feda olsun, bütün bu kapılardan çağrılması için kişinin ne yapması gerekir? Bu kapıların hepsinden çağrılacak kimse var mı?” diye sordu. Hz. Peygamber (a.s.m) “Evet, öyle ümit ediyorum ki, sen onlardan olacaksın.” buyurdu.” … Burada İslâm esaslarından yalnız hac anılmamıştır. Şüphesiz onun için de hususî bir kapı vardır.(İbn Hecer, a.g.e). Geriye üç kapı kalır ki, onlar da şunlardır: İnsanları affedenlerin gireceği kapı “Affedenler / Af kapısı”, Bir hadiste “Cennetin bir kapısı vardır, ondan yalnız affedenler girecektir.” buyurulmuştur.(İbn Hacer, a.g.e)."
  2. http://gakgosfurkan.blogcu.com/Cennet-ve-Cehennem-tabakalari/1563209

Ayrıca bakınız

This article is issued from Vikipedi - version of the 8/10/2016. The text is available under the Creative Commons Attribution/Share Alike but additional terms may apply for the media files.