Osman Cemal Kaygılı

Osman Cemal Kaygılı
Doğum 4 Ekim 1890(1890-10-04)
İstanbul
Ölüm 9 Ocak 1945 (54 yaşında)
İstanbul
Yaşadığı yer İstanbul
Meslek Asker, yazar, tiyatrocu, öğretmen
Dönem 1910-1945
Önemli eser Çingeneler (1939), Argo Lügatı (1932)

Osman Cemal Kaygılı (d. 4 Ekim 1890, İstanbul9 Ocak 1945, İstanbul), Türk yazar.

Roman, hikâye, oyun, sözlük ve araştırma-inceleme türlerinde eserler yazmıştır. Yaşadığı dönemde edebiyat dünyasının dışında kalmış Kumkapı, Kasımpaşa, Samatya, Hasköy gibi semtleri; bu semtlerdeki sosyal hayatı; çingeneler, tulumbacılar, hovardalar, akşamcılar, külhanbeyleri gibi tipleri; meyhâneler, kahvehâneler, gazinolar gibi eğlence yerlerini, eserlerine malzeme olarak seçmiştir.[1]Ahmet Mithat’la başlayan Hüseyin Rahmi ve Ahmet Rasim’le süren geleneğin son halkası olarak değerlendirilir. 1932’de tefrika edilen "Argo Lügatı" adlı eseri, Türkçe’nin ilk argo sözlüklerindendir.

Yaşamı

1890 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Babası mahallenin bakkalı Mustafa Efendi, annesi Ülfet Hanım’dır.[1] Orta öğrenimini Eğrikapı Merkez Rüştiyesi'nde tamamladıktan sonra Menşei Kuttab-ı Askeriye'yi (Askeri Kâtip Yetiştirme Okulu) bitirerek Erkan-ı Harbiye-i Umumiye dairesinde (1906), Kıtaat-ı Fenniye Müfettişliği kaleminde çalıştı (1909).İkinci Meşrutiyet’in ilânından sonra İttihat ve Terakki Fatih Kulübü’ne üye oldu.[1] İlk yazısı Baha Tevfik'in Eşek adlı güldürü dergisinde yayımlandı. Yazarın bu dergide birkaç mizahî yazısı daha yayımlanır. Şebâb dergisinde e de mizahî manzumeler ve yazılar yazmaya başlasa da asker olduğundan bu yıllarda yazarlığı meslek edinemedi.[1] 1912’de Tepebaşı Tiyatrosu’nda bir gösteride taşkınlık yapmasından ve Mahmut Şevket Paşa suikastına adının karışmasından sonra birçok muhalif aydınla birlikte Sinop'a sürgün edildi. Sinop’ta üç yıl kaldı. Döndüğünde Kıtaat-ı Fenniye Müfettişliği’ndeki görevine devam etti.

I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla seferberlik ilan edilince bir süre kâtiplik göreviyle gezici tümenlerde bulundu. Hastalığı nedeniyle emekliye ayrıldı (1918). Geçimini sağlamak için pazarcılık, vapurlarda biletçilik gibi çok çeşitli işler yaptı.[1] Geçimi için tiyatrculuk da yapan Osman Cemal’in ortaoyununda kavuklu, pişekar ve zenne rollerinde bulunduğu, karagöz oynattığı, çok sayıda taklit yapabildiği bilinmektedir. 1920 yılından itibaren devrin gazete ve dergilerinde yazılar yayımlamaya başladı. Sürgündeyken yazdığı ilk hikâyesi Çuvalcı Şeyhinin Halefi Alay dergisinde yayımlandı. 1921’de Güleryüz dergisinde O.C. imzasıyla hikâye ve mizahî şiirler yayımladı.[1] 1922 yılında Aydede dergisinde yazmaya başladı. Asıl ünü Akbaba dergisinde yakaladı. Bazı yazılarında "Anber" takma ismini kullandı. 1923’te de ilk hikâye kitabı Altın Babası yayımlandı. Bunu diğer hikaye kitapları izledi.

Semih Lütfi’nin çıkardığı Zümrüd-i Anka’da (1923), daha sonra yayın hayatına giren Yıldız’da (1924), Papağan adlı mizah dergisinde (1924-1926) hikâye ve mizahî yazılar yazdı. 1928’den itibaren gazetelerde daha çok fıkra yazarı olarak tanındı. Sabah, İkdam, Payitaht, Alemdar, Akşam, Cumhuriyet, Yenigün, Son Saat, Vakit, Son Posta, Kurun, Haber, Açıksöz, Son Telgraf düzenli olarak yazdığı gazetelerdendir.

Cumhuriyetten sonra İstanbul İmam Hatip Okulu'nda, Çemberlitaş Ortaokulu'nda, Fener Kız Lisesi'nde öğretmenlik yaptı. 1926 yılında Leman Hanım’la evlenen yazarın bir oğlu oldu. Oğlunu üç yaşında iken kaybetmek onu derinden etkiledi. 1928 yılında Kaygılı soyadını aldı. Oğlunun ardından annesini, 1934’te eşi Leman Hanım’ı kaybetti. 1935’te ikinci eşi Sabriye Hanım ile evlendi.[1]

1931’d Yeni Gün gazetesinde İstanbul’un Köşe Bucağı başlığıyla gezi yazıları yayımladı. 1932’de Haber gazetesinde "Argo Lügatı" adlı eseri tefrika olarak yayımlanmıştır. Bu eser, Türkçenin ilk argo sözlüklerindendir. 1935’te Tulunbacı Edebiyatı adıyla tefrika edilen halkbilim çalışmasını 1937’de kitap olarak yayımladı.

Midesinde kanser, ciğerlerinde verem tespit edilen yazar 9 Ocak 1945’te hayatını kaybetti.

Sanat anlayışı

Osman Cemal roman, hikaye, folklorik araştırma-inceleme , oyun ,sözlük türlerinde eserler vermiştir. En tanınmış eseri 1935 yılında haber gazetesinde tefrika edilmeye başlayan ve 1939’da yayımlanan Çingeneler adlı romanıdır. Yazarın Topçular’daki evinin çevresinde oturan harmancı çingenelerle Sulukule ve Ayvansaray‟daki çalgıcı ve oyuncu çingenelerin hayatlarını detaylı biçimde anlatan bu eser 1942 yılında düzenlenen CHP roman yarışmasında dereceye girmiştir.

Eserlerinde yerli konuları gözleme dayanarak işlemiş, kenar mahallelerde yaşayan özellikle fakir erkek tiplerin eğlence anlayışını da ortaya koymuştur. Eserlerini gözlemci gerçekçilik çizgisinde mizahi yönü ağır basan bir üslupla kaleme alan Osman Cemal, kişileri konuşturmadaki yeteneği ile dikkat çeker. Eserlerine aldığı kişilerin Türk edebiyatında kalıplaştırılmış kişiler olmaması, bu kişilerin ilk defa onun eserleriyle edebiyatımıza giriyor olması onu farklı kılan bir özelliğidir.[1] Hüseyin Rahmi ile halktan kimselerin hikayeleri Türk edebiyata girnişse de, Osman Cemal'de anlatıcı da halk ağzıyla ve ince bir mizahla konuşmaya başlamıştır.[2]

Yapıtları

Roman
  • Çingeneler (1939)
  • Aygır Fatma (1944)
  • Bekri Mustafa (1944)
  • Antebin Hamamları (1944)
  • Kovuk Palas’ın Esrarı (1942’de Son Telgraf’ta tefrika edilen eser, ancak 2003 yılında kitap olarak yayımlanmıştır)
Öykü
  • Altın Babası (1923)
  • Çuvalcı Şeyhinin Halefi (1923)
  • Bir Kış Gecesi (1923)
  • Çingene Kavgası (1925)
  • Tekin Olmayan Kedi (1925)
  • Goncanın İntiharı (1925)
  • Mahkemede Kaynana Gelin Davası (1925)
  • Eşkıya Güzeli (1925)
  • Perili Bostan (1925)
  • Sandalım Geliyor Varda (1938)
Oyun
  • Mezarlık Kızı (1927)
  • Üfürükçü (1925)
  • İstanbul Revüsü (1925)
Araştırma-Folklor
  • Köşe Bucak İstanbul (1931)
  • Argo Lugatı (1932)
  • İstanbul'un Semai Kahveleri Meydan Şairleri (1937)

Kaynakça

This article is issued from Vikipedi - version of the 7/27/2016. The text is available under the Creative Commons Attribution/Share Alike but additional terms may apply for the media files.