Karanlıkta Uyananlar

Karanlıkta Uyananlar
Film afişi
Yönetmen Ertem Göreç
Yapımcı Ö. Lütfi Akad, Beklan Algan
Senarist Vedat Türkali
Oyuncular Fikret Hakan, Beklan Algan, Ayla Algan, Tülin Elgin, Kenan Pars, Mümtaz Ener, Tolga Tigin, Ersun Kazançel, Sedat Demir
Müzik Nedim Otyam
Görüntü yönetmeni Mahmut Demir, Turgut Ören
Cinsi Sinema filmi
Renk Siyah beyaz
Yapım yılı 1964
Çıkış tarih(ler)i Mayıs 1965
Süre 114 dk
Ülke  Türkiye
Dil Türkçe

Karanlıkta Uyananlar, senaryosu Vedat Türkali'ye ait olan, başrollerinde Fikret Hakan, Beklan Algan ve Ayla Algan'ın yer aldığı işçi haklarını konu alan 1964 tarihli sinema filmi. İtalyan yeni-gerçekçiliğinden izler taşıyan Karanlıkta Uyananlar, Türk sinemasında grev ve işçi sorunları üstüne yapılmış ilk filmdir.[1] Filmin yönetmenliğini Ertem Göreç, görüntü yönetmenliklerini Turgut Ören ve Mahmut Demir, müzikleriniyse Nedim Otyam yapmıştır.

1965 Antalya Film Festivali'nde En İyi 3. Film, En İyi Senaryo ve En İyi Özgün Müzik ödüllerini kazanmıştır.

Konusu

Şeref Yetimoğlu bir yandan kendi kurduğu boya fabrikasında ithal boyaya karşı yerli boya üretme çabasındayken bir yandan da fabrikasında çalışan işçilerin ücretleri ve sendikal hakları nedeniyle hoşgörüsüz davranmaktadır. İşçiler bağlı oldukları sendikanın da desteğiyle greve gitmeye hazırlanırlar. Ancak üç işçinin işlerine son verilmesiyle işçiler arasında bölünme başlar.

Babasının adeta nefret ettiği bir karakterde olan oğlu Turgut ise babasının aksine hovarda bir yaşam sürmektedir. Hovardalık ettiği arkadaşları arasında babasının fabrikasında çalışan Ekrem de vardır.

Fabrikanın emektar işçilerinden Nuri Baba’nın başını çektiği sendikalı işçiler ise diğer çalışma arkadaşlarını kendi sendikaları çatısı altında örgütleme derdindeyken gerçekleştirilecek grev konusunda zaten zor durumda olan işçilerin durumlarının daha da zorlanacağı nedeniyle kararsızdırlar. İşçilerden Mahmut da olan biteni Şeref beye ileten bir muhbirdir.

Şeref Bey, boya ithalatını yasaklattırıp üretimin yerli üreticiler tarafından karşılanması için çabalamaktadır. Sonunda çabasının karşılığını alır, ancak bu sefer de aralarında gayrimüslimlerin de olduğu ithalatçıları karşısına alır. İthalatçılardan Celal bey bir yandan Şeref beyin fabrika müdürü Fahri’yi yanına çekmeyi başarır, diğer yandan çoğu ithalatçılardan oluşan diğer tedarikçiler de hammaddelerin bulunmasını zorlaştırarak Şeref beyin ürünlerinin kalitesini düşürmesine neden olurlar. Bu sırada Şeref bey’in ofisinde fenalaşarak ölmesiyle, işleri oğlu Turgut üstelenir.

Bir yandan arkadaşı da olan işçiler, diğer yandan fabrika idarecilerinin baskısı ve yönlendirmesi karşısında ne yapacağını şaşıran Turgut, grev tehdidinde bulunan işçilerin sorunlarını çözeceğini söyleyerek onlardan sabretmelerini ister. Bu arada fabrikanın duvarlarına resimler yapan Fahri bey’in yeğeni Nevin’le Turgut birbirlerinden hoşlanmaya başlarlar. Çocukluk arkadaşı Ekrem ise babası zamanında işten çıkarılan üç işçiyi geri almaması ve işçilere istedikleri zammı yapmaması nedeniyle Turgut’a tepki gösterir ve zamanla dostlukları bozulur.

Yabancı sermayenin iş ortağı ithalatçıların tarafına geçen fabrika müdürü Fahri Turgut’un tecrübesizliği ve işlere ilgisizliğinden yararlanarak bir yandan ürünlerin kalitesini düşürürken, diğer yandan da şirketi giderek borçlandırmaktadır. Gelişen olaylarla işçilerin de, arkadaşlarının da güvenini yitiren Turgut’un Nevin’le olan ilişkisi de inişli çıkışlı bir hal alır. Ekrem aynı mahallede beraber büyüdüğü, Nuri Baba’nın torunu Fadime’nin ilgisine karşılık vermeye başlarken, Turgut’a karşı da giderek düşmanlık beslemeye başlar. Çokuluslu boya şirketlerinin temsilcisi olan Celal bey, fabrika müdürü Fahri bey’le kurduğu şirketle Yetimoğlu Boya’yı ele geçirip, üretim tesisini de ambalaj imalathanesine dönüştürme niyetindedir. Bu nedenle Fahri bey üretim kalitesini düşürüp şirketi batırmak için uğraşır.

Büyük bir satışın, boya numunelerinin kötü çıkması nedeniyle iptal edilmesiyle Turgut daha da zor duruma düşer ve borçları nedeniyle fabrikayı elinden çıkarmak zorunda kalır. Fabrika çokuluslu bir kimya şirketi için ambalaj imalathanesine dönüştürülmeye başlanır. Yeni işverenler işçilerin kendi kontrollerindeki sendikaya geçmeleri karşılığında işlerini kaybetmeyeceklerini teklif ederler. Bunun üzerine işçiler grev kararı alır. Ailelerinin de desteğini alan işçiler, üzerlerine gönderilen sopalı kişilere karşı eylemlerini bırakmazlar. Diğer fabrika işçilerinden de destek alan işçiler fabrikalarını yeni işverenlerine teslim etmezler.

Gösterim

TÜRK-İŞ'in desteğiyle yapımı gerçekleştirilen filmin gösterimi sorunlu olmuştur. Sinema salonu sahiplerince vizyona geç sokulan film Adana'daki bir gösterimi sırasında 50-60 kişilik bir grubun saldırısına uğradı.[2] Gösterime girmesinden yaklaşık iki ay sonra Temmuz 1965'te İçişleri Bakanlığı tarafından oynatıldığı şehirlerde birçok olayın çıkması gerekçe gösterilerek gösterimi durduruldu.[3] 4 Ağustos 1965'te durdurma kararı kaldırıldı. Aynı yıl Bulgaristan'ın Varna şehrinde UNESCO tarafından düzenlenen Balkan Film Festivali'ne Türkiye'yi temsil etmek üzere filmin gönderilmesi kararlaştırılsa da sonradan bundan vazgeçildi.[4]

Üç ödüle layık görüldüğü 2. Altın Portakal Film Festivali'ndeki (1965) ödül töreni sırasında, Vedat Türkali bulunmamış, ödülünü alırken Beklan Algan'ın yapmak istediği konuşma da Antalya Belediye Başkanı Avni Tolunay tarafından engellenmiştir.[5]

Oyuncular

Kaynakça

Dış bağlantılar

This article is issued from Vikipedi - version of the 9/11/2016. The text is available under the Creative Commons Attribution/Share Alike but additional terms may apply for the media files.